|
|
|||||
![]() |
www.acibademhastanesi.com.tr |
|||
| Bronz bir tene sahip olmak günümüzde arzu edilen bir şey ama bundan yüzyıllar önce durumun hiç de böyle olmadığını biliyor musunuz? 19. yüzyıl ve öncesinde özellikle Avrupada beyaz bir tene sahip olmak çok önemliydi. Çünkü beyaz ten asaletin simgesiydi. Bronz tene sahip olanlar çiftçi, balıkçı gibi açık havada çalışan avamdı! Bu yüzden varlıklı ve asil kesim bronzlaşmaktan kaçınıyordu. 20. yüzyılın başında ise bronz ten sağlıklı görünümün ve güzelliğin simgesi oluverdi. Ancak bu yüzyılın sonunda deyim yerindeyse ibre yine geriye döndü. Gelişmiş ülkelerdeki eğitimli, aydın kesim güneşin getirdiği zararları kavrayıp kendilerini güneşten korumaya başladı. Güneş elbetteki başlıca D vitamini kaynağı ve insan sağlığında önemli bir yere sahip. Ancak yeterli D vitamini sentezi için güneş altında çok uzun süre geçirilmesine gerek de yok. Çünkü uzun süre ve korunmasız bir şekilde güneş altında kalındığında cilt kanserinden güneş yanıklarına, lekelerden erken yaşlanmaya kadar pek çok sorun ortaya çıkıyor. Peki güneş ışınları ciltte hangi hastalıklara ya da hasarlara yol açıyor? Bu sorunların oluşmasını engellemek için nasıl bir önlem almak gerekiyor? İşte sorularınızın cevabı GÜNEŞ YANIĞI |
||||
|
Güneş yanığı geliştiğinde ise şu noktalara dikkat etmek gerekiyor: Gölgede kalmak, bol sıvı tüketmek ve su toplayan daha ileri durumlarda ise mutlaka doktora başvurmak. Bunların yanı sıra oluşan kızarıklara bol bol sulu losyonlar sürerek cildi serin tutmak da yarar sağlıyor.
|
Güneş yanığı ultraviyole ışınlarının yol açtığı sorunların başında geliyor. En çok açık tenlileri etkileyen güneş yanığına, çocuklar ve yaşlılar da duyarlı oluyor. Kişinin açık renkli bir cilde sahip olması da yanığın şiddetini artırıyor. Acıbadem Hastanesi Bakırköyden Dermatoloji Uzmanı Dr. Buket Eskiçırak, özellikle korunmasız olarak güneş altında uzun süre kalındığı zaman 2-4 saat içinde ciltte kızarıklık, 12-24 saat sonra ise su kabarcıkları gelişebildiğini belirtiyor. Kimi güneş yanıkları acıyla birlikte seyrederken, kimilerinde ise bu tür bir sıkıntı yaşanmıyor. Acıbadem Hastanesinden Dermatoloji Uzmanı Dr. Sadiye Kuş da, korunmasız ciltte 15 dakika gibi kısa bir sürede bile güneş yanıkları oluşabildiğine dikkat çekiyor. Özellikle çocuklarda gelişen güneş yanıklarına karşı son derece dikkatli olunması gerektiğini belirten Dr. Sadiye Kuş, sözlerine şöyle devam ediyor: Çocukluk döneminde geçirilen güneş yanıkları ileriki yaşlarda oluşan cilt kanserinin en önemli nedenini oluşturuyor. Güneşli bir günün sonunda derisi hafif pembeleşen bir çocukta ertesi gün tam olarak gelişmiş bir yanık görülebiliyor. Bu nedenle daha fazla hasar oluşmasını önlemek için çocuğun gölgede ya da kapalı bir ortamda kalması sağlanmalı ve güneşe çıkması önlenmeli. Çocuğa güneşten korunma yöntemleri anlatılmalı. GÜNEŞ ALERJİSİ Güneş alerjisinin nedeni henüz tam olarak bilinmese de bu hastalığın gelişmesine yol açan etkenin UVA ışınları olduğu belirtiliyor. Özellikle açık tenlileri etkisi altına alan güneş alerjisi cildin güneşle temas ettiği ilk gün ortaya çıkıp, sonra kendiliğinden kaybolabiliyor. Ancak bu sorunu, kronik yaşayanlar da oluyor. Güneş alerjisi özellikle dekolte, omuz, üst kol ve baldır gibi güneş temasına maruz kalan bölgelerde, nadiren de güneş görmeyen yerlerde kırmızı döküntüler şeklinde ortaya çıkıyor. UVA ışınlarının tüm yıl görüldüğü için daha önce güneş alerjisi geçiren kişilerin, evde, bulutlu havalarda ve gölgede dahi her zaman güneşten korunmaya dikkat etmeleri gerekiyor. CİLT KANSERİ |
|||
|
Cilt kanseri, uzun süre korunmasız güneşe maruz kalınması sonucu ortaya çıkıyor. Açık tenli kişilerde ve açık ortamda çalışan kişilerde daha fazla görülüyor. Ayrıca vücutta çok sayıda ben bulunması, ailede daha önce geçirilmiş bir cilt kanseri öyküsünün bulunması da kanserin oluşma riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.
|
Sanılanın aksine güneş koruyucu sürmek, güneş altında daha uzun süre kalınabileceği anlamına gelmiyor. Güneş koruyucumu sürdüm, daha uzun süre dışarıda kalabilirim yanılgısı, cilt kanseri riskini artırıyor. Uzmanlar, cilt kanserleri arasında en az rastlanan ancak en tehlikeli olan türün malin melanom olduğunu belirtiyor. Cildinizdeki ben eski hali ile kıyaslanamayacak kadar büyüyorsa, rengi değişiyor, girintili çıkıntılı bir görünüme bürünüyor veya kanıyorsa kanser şüphesi taşıyor. KIRIŞIKLIKLAR, LEKELER Kırışıklar, lekeler, çiller, ciltte elastikiyet kaybı... Korunmasız bir şekilde ve uzun süre güneş altında kalmak ciltte pek çok soruna adeta davetiye çıkarıyor. Örneğin cildin erken yaşlanmasının en önemli nedenini güneş ışınları oluşturuyor. Herhangi bir koruyucu sürmeden güneşlenmeye başlayan açık tenli bir kişinin cildi, 7-14 dakikada UVA ışınlarına karşı yaşlanma ve kırışma eğilimi gösteriyor.Dr. Buket Eskiçırak, güneş ışınlarının aynı zamanda benlerin üzerinde dejenerasyonun gelişmesine yol açtığını belirtiyor. Güneşe bağlı oluşan ve lentigo olarak adlandırılan açık kahverengi lekelerde , genellikle omuzlarda, boyunda ya da bacaklarda ortaya çıkıyor. Çiller ise daha çok açık tenli kişilerde görülen selim oluşumlar olarak nitelendiriliyor. Çillerin varlığı kişinin özellikle melonom tipi cilt kanserine yatkın olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla çilli cilde sahip olanların güneş ışınlarına karşı daha duyarlı olmaları gerekiyor. GÜNEŞ KORUYUCULARI |
|||
|
Güneşten koruyucu ürün kullanıyor olmak güneş altında daha uzun süre kalınabileceği anlamına gelmiyor. Çünkü bu ürünler ultraviyole hasarını sadece azaltıyor, sanılanın aksine hasar riskini yok etmiyor.
|
Su yüzeyi, kum, kar ve beton güneş ışınlarını yansıttığı için bu alanların yakınında bulunanlar güneşin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalıyor. Dolayısıyla doğrudan güneş altında değil, sadece gölgede bulunulan zamanlarda da güneşten koruyucu ürünler kullanılması büyük önem taşıyor. Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için en az 30 koruma faktörlü ürünlerin tercih edilmesi gerekiyor. Dr. Sadiye Kuş, koruma faktörlerini kullanırken dikkat edilmesi gereken önemli noktaları şöyle anlatıyor: Güneş koruyucu ürünlerin UVB ışınlarının yanı sıra UVAya karşı da koruyucu özelliği bulunmasına dikkat edilmeli. Bu nedenle parsol, mexoryl, titanium dioksid ve çinko oksid gibi maddeler içeren güneşten koruyucular tercih edilmeli. |
|||
|
Güneş altında olunacağı tüm zamanlarda güneşten koruyucu kullanmalı. Ayrıca yüzme ve terlemeye yol açacak spor aktiviteleri öncesinde suya dayanıklı bir güneşten koruyucu tercih edilmeli. Koruyucu güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli.
|
Koruyucu ürün her 2 saatte bir mutlaka tekrar sürülmeli. Terleme ya da yüzme sonrasında bu süre dikkate alınmadan koruyucu yenilenmeli. Peki güneş koruyucusunu yeterli sürüp sürmediğimizden nasıl emin olacağız? Öncelikle yeterli bir koruma sağlayabilmesi için güneş koruyucusunun bir santimetrekare başına 2 mg sürülmesi gerekiyor. Yani yüz, boyun ve tek kol için her bir alana yarım tatlı kaşığı; gövde, ön yüz, arka yüz, tek bacak birer tatlı kaşığı. GÜNEŞLENMEYE AMBARGO Pek çoğumuz özellikle tatilde bronzlaşmak uğruna saatlerce güneş altında kalıyoruz. Uzmanlar, D vitamini sentezi yapabilmek için haftada 2-3 gün yaklaşık 10ar dakika kadar güneşte bulunmanın yeterli olduğunu belirterek, Bu sürenin aşılması çeşitli hastalıklar ve sorunlara yol açtığı için gerekmediği müddetçe güneş altında kalınmasını önermiyoruz. Çünkü bronzlaşma sağlığa değil, ciltte güneş hasarının oluştuğuna işaret ediyor diyorlar. |
|||
|
Güneşe adım adım çıkılması gerektiğini unutmamalısınız. Açık ve buğday tenli kişiler özellikle ilk gün sadece 15 dakika güneşlenmesi, zaman içinde bu sürenin 1.5 saate uzatılması öneriliyor. Esmer tenlilerin ise güneş altında 15 dakika kalmaları yeterli. Güneşin yol açtığı hasarlar en çok açık tenli kişilerde ortaya çıkıyor. Esmer tenlilerde cilt kanseri gibi hastalıkların gelişme riski, açık ve buğday tenlilere oranla daha az. Ancak bu esmer tenlilerin güneşte daha fazla kalabileceği anlamına gelmiyor.
|
Uzmanlar tüm cilt tiplerinin güneşten korunmaları gerektiğine dikkat çekiyorlar. Uzmanlara göre; açık tenliler zarara uğrar, esmerler uğramaz diye bir şey yok. Ancak açık tenlilerin koyu tenlilere göre daha fazla korunmaya ihtiyaçları var. Açık tenliler, çocuklar ve yaşlılar özellikle koruma faktörü 30 ve üzeri olan ürünleri kullanmalılar. Buğday tenliler için koruma faktörü 15 - 30 arası yeterli gelirken, çok esmerler 15e kadar olan koruma faktöründen yararlanabilirler. HER ZAMAN KORUNMALI Çoğumuz sadece deniz kıyısı ve havuz kenarında bulunduğumuz zamanlarda ve yaz mevsiminde güneşten korunmamız gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla sokağa çıkarken güneş koruyucusundan yararlanmayız. Oysa açık havada bulunduğumuz her an ultraviyole ışınlarına maruz kalıyoruz. Örneğin plajlarda şemsiye altında oturmak yeterli korumayı sağlayamıyor. Çünkü denizden, kumdan, sudan ya da betondan yansıyan ışınlar gölgede kalındığında da etkili olabiliyor. Ayrıca bulutlu, serin, rüzgarlı günlerde de ultraviyole ışınları yeryüzüne ulaşabiliyor. Dolayısıyla korunma yöntemlerine sadece yaz aylarında ve güneşlenirken değil, her zaman önem vermek gerekiyor. NASIL KORUNMALI? Kaynak: www.acibademhastanesi.com.tr | |||
Diş bakımında doğru bilinen yanlışlara dikkat |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||