Home page
Haber Menüsü


Doğum sonrası depresyon bebeği de etkiliyor
 
Doğumdan sonraki 4-6 haftada yaşanan depresyon, anne sağlığının yanısıra bebeğin gelişimini de tehdit ediyor.  

 
Kedzir
AA
5 Temmuz 2004 —  Doğum nedeniyle artan sosyal ve fiziksel desteklerin azalması, günlük yaşamın zorlukları ile karşı karşıya kalma, bebeğin geleceğine ilişkin endişeler, depresyonu tetikleyen en önemli unsurları oluşturuyor.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanlığı ile İl Sağlık Müdürlüğü’nce ortaklaşa yürütülen, “Doğum Sonu Depresyon Sıklığı Saha Araştırması” sonuçlandı. Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı yetkililerinden alınan bilgiye göre, doğumdan sonraki 4-6 haftada ortaya çıkan Doğum Sonrası Depresyon (DSD) sıklığını belirlemek amacıyla yapılan araştırma, il merkezinden rasgele seçilen 7 sağlık ocağı bölgesinde gerçekleştirildi. Yüzde 51.1’i ilköğretim okulu mezunu, yüzde 15.5’i düzenli bir işte çalışan ve yaşları 15-44 arasıda değişen toplam 1447 kadının dahil edildiği araştırmada, kadınların yüzde 29’unun doğumdan sonraki ilk 2 ayda, yüzde 36’sının ise 3-12 ay arasında depresyon yaşadığı belirlendi. Doğumdan sonra geçen süre arttıkça depresyon görülme oranında da artış olduğu gözlendi. Doğum nedeniyle artan sosyal ve fiziksel desteklerin azalmaya başlaması, günlük yaşamın zorlukları ile karşı karşıya kalma, bebeğin geleceğine ilişkin endişelerin, depresyonu tetikleyen en önemli unsurlar olduğu anlaşıldı.
       
TÜRKİYE’DE DOĞUM
       Araştırmanın sonuç raporunda, Türkiye’de doğumun çok önemli sosyal ve biyolojik bir olay olduğu, bu dönemde doğum yapan kadına fiziksel ve sosyal desteğin yoğunlaştığı belirtilerek, şunlar kaydedildi: “Anneye ve bebeğe verilen hediyeler, annenin ruhsal durumunun destekleyen gelenek ve görenekler depresyon gelişmesini azaltacak nedenler olarak düşünülmektedir. Ancak, hamililiğin sona ermesiyle kadına gösterilen ilgi ve yardım kesilince, kadın kendini bir kenara itilmiş hissedebiliyor. Kadının, özellikle eşinin fiziksel ve sosyal desteğini kesmesi, aile içi şiddetin olması, yalnız yaşama, ilk defa anne olacakların bebeğine bakamayacağı korkusu ve bakımı zor bebekler depresyon olasılığını artırıyor.”
       
TOPLUMLARA GÖRE DEĞİŞİYOR
       Raporda, değişik ülkelerde yapılan çalışmalarda, DSD sıklığının yüzde 12-21 arasında değişmekle birlikte, bu dönemde depresyonun artmadığı, hatta azaldığını bildiren çalışmaların da bulunduğuna işaret edilerek, şu görüşlere yer verildi: “DSD sıklığı, toplumlar arasında ve aynı toplumda bölgeler arasında farklılıklar gösterebiliyor. Gelenek ve göreneklerin etkisinin sürdüğü toplumlarda, doğum yapan kadınlara fiziksel ve sosyal desteğin arttığı ve bu desteğin de anneleri DSD’dan koruduğu bildirilmektedir. Sanayileşmiş ülkelerde gelenek ve göreneklerin etkisinin azalması DSD için önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir. Doğum sonrası dönemlerde, annelerde depresyon olması bebeğin gelişimini ve annenin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği gibi aile içindeki ilişkilerin de bozulmasına neden oluyor.”
       Raporda, doğum sonu depresyonu olan annelerin saptanması ve tedavi edilmesinin, sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir nesil açısından büyük önem taşıdığı kaydedildi.
       
 
       
    TOP5 Verem 9000 yıl önce de varmış  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları