Home page
Haber Menüsü


Güncelleme: 11:24 TS 29 Ağu., 2000
Türkiye'de bol rüzgar alan ama tarıma elverişsiz birçok bölge var.
Rüzgar tarlası
Rüzgar artık enerjiye esiyor
Türkiye’de son yıllarda temiz ve az maliyetli enerji olarak bilinen rüzgar enerjisine ilgi artıyor. Türkiye’nin rüzgar alan bölgelerinde santraller yavaş yavaş dönmeye başladı. Bozcaada ile Çanakkale’de şu anda rüzgar enerjisi elektriği tüketiliyor.
Hasan Ünlü
NTV-MSNBC
    29 Ağustos—  Petrol krizleri, küresel ısınma ve iklim değişimi problemleri insanlığı rüzgar, güneş, jeotermal gibi, temiz enerji kaynaklarını yöneltti. Nükleer enerji santrallarının da Türkiye’de uzun bir süre dondurulmasının ardından rüzgar enerjisi santrallarının pervaneleri bazı bölgelerimizde dönmeye başladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı son olarak müracaatta bulunan 6 firmaya onay verdi.  

   
 
       
    MSNBC News Yiğitgüden: Pahalı çözümleri kabul ediyoruz
MSNBC News TEAŞ'ın bazı santrallerinde maliyet yüksek
MSNBC News DPT, 'bu projeler hassas' dedi ve YPK'ya gönderdi
 
NTVMSNBC Reklam  
 

 
Hasan Ünlü

       Türkiye’nin rüzgar potansiyelinin 10 bin megavat civarında olduğu hesaplanmasına rağmen, halen toplam 19 megavatlık rüzgar santralı bulunmakta. Şu anda Türkiye’de rüzgar enerjisi üreten 3 santral bulunuyor. Bu santrallardan ikisi İzmir Alaçatı’da kurulu. Buradaki santrallar 8.8 megavata kadar enerji üretirken, Bozcaada’ki santral 10.2 megavat enerji üretebiliyor. Enerji bakanlığı’na santral için müraacat eden ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)’den onay alan 6 firma da santral kurmak için kolları sıvadı. Halen DPT’de 40 proje onay beklemekte.
       Türkiye’de 4-5 senedir bazı firmalar rüzgar santralı çalışmalarını sürdürüyor. Düne kadar alternatif enerji olarak sunulduğunda kimsenin aklının ucundan bile geçirmediği rüzgar enerjisi birinci plana geçti. Hemen hergün santral kuran Almanya’da ise kurulu santral 400-463 megavat arasında.
Live Vote is temporarily unavailable.

       
RESSİAD BAŞKANI’NDAN UYARI
       Rüzgar Enerji Santralları Sanayi İşadamları Derneği Başkanı (RESSİAD) Prof. Dr. Mustafa Özcan Ültanır dünya enerji sektöründe atılım yapan ve gelecek için umut bağlanan yenilenebilir tek kaynağın rüzgar enerjisi olduğunu söyledi. 1995 yılında dünyanın kurulu rüzgar gücü 4843 megavat düzeyinde olduğunu belirten Ültanır, 1999 yılının sonuna gelinerek 2000’li yıllara adım atılacağı sırada, yani geçen dört yılda dünyanın rüzgar kurulu gücü 2.8 kat artarak 13455 megavata ulaştığına dikkat çekti.
       Dünya kurulu rüzgar gücünün 2003 yılı sonunda 33400 megavata ulaşması bekleniyor. 2004-2010 yılları arasında ise bu güç 181000 megavata ulaşacak. 2010 sonrasında yıllık %20’lik bir artışla 2020 yılı sonunda 1.2 milyon megavata ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu kurulu güçle üretilebilecek elektrik enerjisi 2966 TWh olup, dünya elektrik tüketiminin %10.85’ini karşılayabilecektir. 2040 yılında dünya elektrik talebinin % 20’den fazlasının karşılanmasında rüzgar enerjisinin kullanılacağı ileri sürülüdü.
       
DÜNYAYA GÖRE TÜRKİYEDE OLMASI GEREKEN
       Türkiye rüzgar enerjisinin kullanılmasına elverişli ülkeler arasında. RESSİAD’ın Onursal Başkanı olan Başbakan Bülent Ecevit, nükleer enerjiye alternatif kaynaklar arasında rüzgar enerjisine yer verdiği biliniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’de Türkiye’de 10 bin megavat rüzgar potansiyelinin kullanılması gerektiğini, defalarca söyledi.
       Dünyadaki gelişime koşut olarak 2020 yılında Türkiye’de tüketilmesi beklenen elektrik enerjisinin % 10’unun rüzgardan karşılanması hedeflenecek olursa, 54 milyar kWh rüzgar elektriği üretmek gerekecek. Bunun için gerekli rüzgar kurulu gücü yaklaşık 20 bin MW olup, Türkiye’nin ekonomik rüzgar potansiyeline karşılıktır.
       
TÜRKİYE’DE RÜZGAR SANTRALLARI VE GELECEĞİ
       Ültanır, Başbakanlığın direktifi ile yapılan seçime uygun olarak, 27 Mayıs 2000 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Hazine Müsteşarlığı arasında protokole bağlanan ve 2001-2002 yıllarında kurulması öngörülen BOT santralları kapsamında; 2001 yılı için 9 proje ile toplam 345 megavat rüzgar santralı kurulacağını söyledi.
       Aynı toplantıda alınan karar uyarınca, 2002 yılında 8 proje ile toplam 150 megavat rüzgar kurulu gücü de buna eklenecektir.
       Ayrıca, 7 Nisan 2000 tarihinde ihale olunan toplam 240 megavat gücündeki 9 santral, 2002 yılında üretime geçebilmek için onay beklemektedir. İlan kapsamında 24 Mayıs 2001 tarihinde fizibilite raporu alınacak 16 adet 390 megavatlık rüzgar santralı için rüzgar yatırımcıları ölçümlerini sürdürmektedirler. Bunlar daha sonraki yıllarda işletmeye girebilecektir.
       
TEAŞ RÜZGAR SANTRALI İSTEMİYOR MU?
       RESİAD Başkanı Ültanır TEAŞ (Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş) üretiminin kesintili olmasını neden göstererek, rüzgar santrallarına sıcak bakmadığını öne sürdü.
       
1 MEGAVAT’LA 75 APARTMANA ENERJİ
       Bozcaada’da rüzgar santralıyla enerji üreten BORES şirketinini sahibi Önder Demirer, 2000 bin nüfuslu Bozcaada’nın tamamı ile Çanakkale’nin bir bölümüne kendilerinin elektrik verdiğini söyledi. Bozcaada’daki santralarının 10.2 megavat gücünde olduğunu söyleyen Demirer, “10 megavat güç, 33 milyon kilowatsaat eder. O da yaklaşık 30 bin kişinin ihtiyacını karşılar. Bozcaada’nın tamamı, Çanakkale’nin ise yaklaşık yüzde 2’sini biz karşılıyoruz” dedi. Demirer, üç ay gibi bir sürede kurulan 10 megavat santralın, maliyetinin 12.5 milyon dolar olduğunu söyledi. 1 megavatlık enerji gücüyle ortalama 15 daireli 75 apartman elektrik kullanabiliyor.
       Türkiye’de ilk kez İzmir Çeşme’de üç, Bozcaada’da da 17 türbinlik rüzgar enerjisi santralı kurucusu Demirer bu işe beş yıl önce gönül koymuş ama bürokrasi daha iyi işlese çok erken teslim edebileceklerini söylüyor. Rüzgar santrallarını çok temiz enerji ürettiğini vurgulayan Demirer şunları söyledi:
        “Dünyada rüzgar enerjisi kullanımı ilk Romalılar ve Bizanslılar zamanında başladı. Rüzgarla çalışan yeldeğirmenleri tarım alanında kullanıldı. Yelkenli gemiler sayesinde kıtalar keşfedildi, taşımacılık yapıldı. Daha sonraki yıllarda suyun nimetinden faydalanılarak hidroelektrik santralları yapılarak, elektrik enerjisi üretildi. Termik ve nükleer santralların devreye girmesiyle çevre kirlendi, oksijen azaldı, insan sağlığı bozuldu.
Türbin

Bir santral ortalama 3 ayda kuruluyor.
       Atmosferik ısınma nedeniyle dünya sera etkisi altına girdi. Petrol rezervleri 300 milyon yılda oluştu. İnsanoğlu bunu 150 yılda tüketti. Rüzgar sayesinde ülkenin her tarafına rüzgar enerjisi türbinleri koyan Almanya’nın kurulu gücü 1990’da 44 megavat iken, 1991’de sabit fiyat ile yüzde yüz satın alma kanunundan sonra bu rakam 1999’da 4 bin 445’e ulaştı. Üstelik Almanya’nın büyük enerji fazlası olmasına rağmen sadece geçen sene bin 565 megavatlık rüzgardan kurulu güç daha ekledi. Yani her iki günde bir 17 türbinlik rüzgar enerjisi santralı yaptı. Bu da bizim Bozcaada’da yaptığımız santrala eşdeğer.”
        Devletten tek kuruş almadan rüzgar enerjisi santralı ürettiklerini söyleyen Demirer, “Yap - işlet - devret” modeline göre yaptıkları santralı 20 yıl sonra çalışır vaziyette, bedava devredeceklerini söylüyor. Demirer, bol rüzgarlı ülkemiz için yıllardır yaptığı girişimleri şöyle anlatıyor:
       
24 BÖLGEDE RÜZGAR ÖLÇÜMÜ
       “Dünyanın her tarafında rüzgar enerjisi santrallarının varlığı hakkında inceleme yaptıktan sonra ülkemizde de olması için büyük bir çaba içine girdim. 1996 yılında üç ay içinde Türkiye’de bin 350 bölgeyi gezdim. Baktım rüzgar çok bol. Hemen ABD’den rüzgar ölçüm direği ısmarladım. Firmamız üç hafta içinde bu direkleri üretti. Bir sene içinde Antalya, Sinop, Datça, Çeşme, Manisa, Çanakkale, Tekirdağ başta olmak üzere 24 bölgeyi bilimsel olarak ölçtükten sonra bu direkleri diktik. Potansiyel çok yüksekti. 1998’de Çeşme’ye üç türbinlik rüzgar santralı, daha sonra da başka bir firma yine aynı bölgeye 12 türbinlik santral daha yaptı. Ardından Bozcaada’daki projemizi 1998’de Enerji Bakanlığı’na sunduk. Çeşitli merhalelerden geçtikten sonra nihayet iki buçuk yıl sonra Bozcaada’ya 17 türbinden oluşan rüzgar enerjisi santralını kurabildik. Rüzgar türbinlerinin kulelerini de dışa bağımlı olmadan Çimtaş firması üretmeye başladı.”
       
250 MİLYAR DOLARLIK GÜÇ
       Türkiye’nin halen elektrik üreten 36 barajın 10 misli rüzgar enerjisine sahip olduğu iddia ediliyor. Denizlere de kurulabilen santrallar sayesinde ise rüzgar cenneti olan Türkiye’nin 250 milyar dolarlık bir enerji potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekiliyor. Kardeş İnşaat yetkilisi Yıldırım Kardeş, Türkiye’deki barajlardan elde edilen elektriğin 10 mislini elde edebilecek rüzgar potansiyeline sahip olduğumuzu söyledi. Rüzgar enerjisinin Türkiye için bulunmaz bir nimet olduğunu söyleyen Yıldırım Kardeş şunları söyledi: “Rüzgar santral kurulan yerlerde yön değiştirebilir. Fakat bu santralların kafaları 360 derece döner. Kulede 40 metre çapında pervane vardır. İnce kanatlar, rüzgar hangi yönden eserse, o şekilde alır ince taraflara verir. Dolayısıyla fazla tur yapabilir.”
       Kardeş, rüzgar alan bölgelerde 100 dönüm arazisi olanların bile rüzgar santralı kurabileceğini söyledi.
       Şu anda rüzgar enerjisinde Almanya birinci durumda. Bu ülkeyi ikinci sırada Amerika izliyor. Türkiye ise 9 megavatla en son sırada. Enerji Bakalığı’na yapılan müracaatlar 2300 megavata kadar ulaşıyor. Bu gerçekleşirse dünyada üçüncü sıraya oturacağız. Avrupa’dan ithal edilen ve geliştirilen projelerde mevcut santralların önüne bir baraj sistemi konarak, 6 katına çakarılabiliyor.
       Enerji Bakanlığında proje dosyaları her geçer gün kabarıyor. Ancak bakanlığın alt yapı yetersizliği sonucu çözümsüz dosyaların sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye’de 60 yıldır rüzgar ölçümleri yapılıyor.
       
KIRSAL ALAN İÇİN İŞ KAYNAĞI
       Rüzgar enerjisinin temizliği herkes tarafından biliniyor. Örneğin, 750 kilovatlık bir rüzgar santralının sağlayacağı bir yıllık enerjiyi kömürle çalışan bir termik santral ile üretmeye teşebbüs edildiğinde, atmosfere, bin 179 ton karbondioksit, altı ton 900 kilo kükürtdioksit ve dört ton 300 kilo azotoksit salınıyor. Ne kadar çok rüzgar enerjisi kullanılırsa o kadar az hava kirliliğine, asit yağışlarına ve sera gazı emisyonuna neden olunur. Ayrıca rüzgar enerjisi kırsal alan için bir iş kaynağı. Bol olması, tükenmemesi, yerli olması, ucuz ve güvenli olması rüzgarı alternatif yapmaya yetiyor.
       Rüzgar enerjisi bakımından Türkiye oldukça şanslı. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan antik çağlardan kalma rüzgar değirmenlerinin kalıntıları var. Esenler, Esenyurt, Esenköy gibi yer isimleri de o yerlerin rüzgar enerjisi potansiyeli bakımından çok küçük de olsa bir fikir vermekte. Fakat, rüzgar enerjisi potansiyelinin belirlenebilmesi için mutlaka meteorolojik gözlem ve analizlerin yapılması gerekmektedir. Ayrıca rüzgar türbinleri, çıkardıkları gürültü, TV görüntülerini bozmaları ve telekomünikasyon sistemlerine etki etmesi nedeniyle, yerleşim yerlerinin yakınına kurulmaları sakıncalı. Türkiye’de elektrik enerjisi tüketimi yılda yüzde 10 oranında artmaktadır. Böylece 2010 yılında, elektrik tüketimi yılda 250 milyar kilovat saate ulaşacak. Bu şartlarda devre dışı kalan nükleer enerji yerine rüzgar enerjisi için rüzgarın en kısa zamanda yakalanması şart.
       
       
 
       
    TOP5 Ergenekon’da 16 kişi daha gözaltında  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları