24 Ekim 2003 - Test ettiğim A6 2.5 TDI tam 180 beygir gücünde, motorun her devrinde korkunç bir tork fışkırıyor ve 1710 kilo ağırlığındaki bu araç 10 saniyenin altında (9.8) 0 dan 100 km hıza ulaşıyor. Bu hıza ulaşırken kullandığı müthiş tiptronic şanzımanda tüm bu keyife ayrı bir keyif katıyor.
Devletin bu hacimdeki araçlar için koyduğu akıl ve mantık dışı verginin biraz daha ağırlaştığı günlerde bu aracı teste almak bana daha da acı veriyor. Hiç olmazsa orta üst düzey bir insanın alabileceği bir otomobil olması gereken bu araç sadece zenginlerin düşünebileceği fiyatlarla piyasaya sunulmuş durumda.Bu kaliteden sırf bu mantıksız sebeplerle uzak durmak çok tatsız. Bu kadar şikayet yeter birazda aracı inceleyelim, A6nın şık yuvarlak hatlı tasarımı kendine baktırmayı hala başarıyor, S Line ekipmanındaki aracımızın 17 inçlik jantları ve 235/45 17 boyutundaki lastikleri, aracın özel spor koltukları, ve aracın içindeki pekçok küçük ayrıntı otomobili çok şık gösteriyor.  | |
Arkadan baktığınızda otomobilin iki tarafına doğru uzanan egzostlar sportif görüntüyü destekliyor. Bi-xenon farlar, sis farları ve ön ızgaradaki quattro yazısıyla desteklenen görüntü, insanı gerçekten heyecanlandırıyor. Otomobilin içinde yaşadığınız hava insanın başını döndürüyor. Audinin alışılmış mühendisliğinin yerleştirdiği düzenli ön konsol ve tiptronic kontrollerine sahip spor direksiyon insana tam bir spor otomobil kullandığını düşündürüyor. Bu araç aslında çok donanımlı üst sınıf bir aile sedanı ama herşeyiyle sizi kaçamaklara davet ediyor. Tiptronic şanzıman dahilinde sunulan DSP programı aracı kalkışta ve ara hızlanmalarda müthiş atak kılıyor. Yüksek süratlerde bile çabuk tepki alarak ani manevralara cesaretle girebiliyorsunuz. Aracın ABS ve EDL ile birlikte sunuduğu ESP ve anti patinaj sistemi her yol şartında sürücüsünün kendini güvende hissetmesini sağlıyor. Zaten tüm bu güvenlik ekipmanlarının yanında sunulan Quattro sistemi hayatınızı çok kolaylaştırıyor. Aracın ağırlığını göz önüne aldığınızda nerdeyse 2 tonluk bu aracı hareket ettiren müthiş mühendislik örneği güç ünitesine ayrıca değinmeden geçmek olmaz. 2.5 TDI motor 6 silindirli ve maksimum tork olan 370 Nmlik etkileyici gücü 1500- 2500 devir aralığında sürekli olarak sağlıyor. Yani kalkışlarda müthiş atak ve bu devirlerde motor sessizliğiyle büyüleyici. Otobana çıktığınızda bu motorun nimetlerinin daha iyi anlıyorsunuz. Yüksek süratlerde bile sessiz ve tam güçlü bir sürüş sağlıyor.Otomatik kullanımda Sport seçeneğinde araç size istediğiniz her konforu sağlıyor. Çoğunlukla tiptronic şanzımana geçiş yapmayı tercih etmeniz gerekmiyor. Ani durumlarda direksiyonun üzerindeki tuşlarla vitese müdahele ederek tiptronic sürüşe geçmeniz mümkün. Koltuklar rahat (koltuk ısıtmalarını ihmal etmiyorum) , çift taraflı klima sayesinde sürücü ve yolcu tarafı farklı farklı iklimlendirilebiliyor. Arka koltukta da koltuk ısıtması sunuluyor. Tamamen elektrik konrollü ve hafızalı koltukların 4 yönlü bel ayarı her sorunlu belle başa çıkabilecek kadar rahat.  | |
Daha önceki Audi deneyimlerimizde uzun uzun anlattığım ses sistemine birkere daha değinmek istiyorum. Direksyon üzerinden bir kumanda sunulsaydı daha mutlu olurdum ama o kadar kusur kadı kızında da olur diyerek anlatmaya başlıyorum. Radyo Symphony hem kasetçalar hemde 6lı cd changerı birarada sunuyor. Boseun 8 adet yüksek performanslı hoparlörüyle donatılmış sistemde 5 entegre ekolayzer ile kabin akustiğine uygun 250 watt gücünde bir ses performansı alınıyor. Yani uzun yolda klasik müzik dinlemek için birebir. İstanbuldan Ankaraya sadece müzik dinlemek için gidebilirsiniz. Araç bilgilerinin ve müzik sistemi bilgilerini aldığınızı bilgi ekranı tam gözünüzün önünde, tepenizde kocaman bir sunroof var ve tamamen elektrik kontrollü. Bu aracın en kötü yönü ilk çalıştırmada ve şehir içinde duyduğunuz motor gürültüsü ama bunuda camlarınızı sürekli kapalı tutarak bertaraf edebilirsiniz. Bunun dışında bu kadar performansın ve hacmin doğal karşılığı olan yakıt tüketimi size ceza olarak geri dönüyor, aldıklarınzla verdikleriniz karşılaştırıldığında ödenecek bedel çok küçük görünüyor (fiyat olarak değil ama performans olarak).
Bu otomobili 60-70 bin km için almak çok akıllıca olmaz bu aracı aldığınızda 300-400 bin km mesafeye hazır olmalısınız ama bu mesafeler boyunca bu aracın sizi çok üzmeyeceğine eminim.Aile için bol bol yer var ama bagaj hacmi o kadarda etkileyici değil, bu büyüklükteki bir araçta 434 litreden daha fazla bagaj hacmi olmalıydı. Bu Quattro sisteminin size kaybettirdiği alandan başka birşey değil tabiki, önden çekişli modellerde hacim 551 litreye çıkıyor. Audinin servotronic direksiyonuda üzerine bir yazı yazılabilecek kadar iyi. Hızlı tepkiler, yumuşaklık ve kesin bir kontol hissi, kontrolün daima sizde olduğunu düşündüren bir direksiyon. Tabi iki bu kadar aşırı güvenin yaratacağı problemleri olabilir, siz yinede tedbiri elden bırakmayın ama bu aracın sunduğu keyiflerden de kendinizi mahrum etmeyin.
| |