|
|
|||||
![]()
| ![]() | ![]() | ![]() | |||||||
| ||||||||||
| 15 Ekim 2003 İstanbulda yapılan 30. Ulusal Hematoloji Kongresinde de bilim adamları bu önemli konuyu tartıştı. Uzmanlara göre Türkiyede kan nakli yapılan bir hasta Avrupaya oranla 10 kat daha risk altında. Bu nedenle kongrede acil olarak yasal düzenlemelerin yapılması ve kan bankalarındaki standartların oluşturulması çağrısı yapıldı. | |||
![]() |
| Her yıl Türkiyede 1.5 milyon ünite kan toplanması gerekirken ne yazık ki, 1 milyon 100 bin ünite kan toplanıyor, açık bir türlü kapatılamıyor. İkinci sorun sayıları 300e yaklaşan kan merkezlerinde ortak bir standart sağlanamaması. Kanın gereken koşullarda incelenemesi beraberinde birçok riski de birlikte getiriyor. Özellikle son dönemde kan nakillerinin ardından HIV, Hepatit gibi virüslerin bulaşması insanlarda kuşku uyandırıyor. Türkiyedeki kan sorunu İstanbulda 10-14 Ekim tarihlerinde yapılan 600 hekimin katıldığı 30. Ulusal Hematoloji Kongresinin de gündemiydi. 10 KAT DAHA FAZLA RİSK ALTINDAYIZ Türkiyede kan sorunu, kongrenin de bir numaralı gündemini oluşturdu. Kongrenin sonunda bir basın toplantısı yapan bilim adamları Türkiyede kan bankacılığı konusunda ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çektiler. Toplantının en çarpıcı açıklaması Türkiyede kan alan bir insanın Avrupada kan alan bir insana göre 10 kat risk altında olmasıydı. |
||||
|
“Türkiye’de kan alan insan, Avrupa’da kan alan insana göre hastalık kapma konusunda 10 kat daha fazla risk altında”
|
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Hematoloji Derneği Kan Bankacılığı ve Transfüzyon Tıbbı Alt Komitesi Başkanı Doç. Dr. Önder Arslan, her türlü standardizasyonunu oluşturmuş ABDde bile kan nakliyle AIDS bulaşma oranının bir milyonda 1, Hepatit B bulaşma oranının da 100 binde 1 olduğunu söyledi. Türkiye gibi altyapısını oluşturamamış toplumlarda bu oranın çok daha yüksek olduğunun tahmin edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Arslan, bu tip sorunlarla karşılaşılmaması için otomasyon sistemlerini kullanan merkezlerin arttığını, ancak hala merkezlerin yüzde 95inde otomasyona geçilmediğini belirtti. YETERLİ UZMAN YOK Sayıları 300e yaklaşan kan bankalarında kanın gereken standartlarda incelenememesi ve yeterli uzman olmaması büyük sorun oluşturuyor. Kan bankacılığında Türkiyede eksikliklerin bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Arslan, bu alanda özellikle eğitimli uzman personel sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceği, bu amaçla her türlü kamu kurum ve kuruluşlarının bu eğitim faaliyetlerine destek vermesi gerektiğini anlattı. YASAL DÜZENLEMELERİN YAPILMASI GEREKİYOR Kan sorununun bir başka boyutu da yasalar. Bilim adamlarına göre yasal düzenlemelerin acil olarak yapılması gerekiyor. Doç. Dr. Arslan, çıkarılacak bir Ulusal Kan Kanunu ile sorunların çözüme kavuşturulabileceğini, yürürlükteki ilgili kanunun artık dar geldiğini sözlerine ekledi. Türk Hematoloji Derneği yöneticilerine göre ülkedeki 300 kan merkezini kontrol etmek oldukça zor. Bu yüzden küçük küçük kan merkezleri yerine batıda olduğu gibi metropollerde geniş olanakları olan büyük kan merkezleri oluşturulması öneriliyor. | |||
Serra Yılmaz: Kanser söze dökülünce başlıyor |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||