Home page
Haber Menüsü


‘Fen eğitimi hayattan kopuk’
İlköğretim okullarında verilen fen eğitiminin, “hayattan kopuk, kuru, ezberci ve otoriter” olduğu ve çocukların kişilik gelişimine imkan vermediği belirtildi.
Gülseren Güver/İstanbul
NTV
13 Aralık— İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nce Milli Eğitim Bakanliği’na sunulan bir raporda, ilköğretim okullarında verilen fen eğitiminin tahta-tebeşir tekniğinin ötesine geçemediği, dolaplarda pahalı cihazlar bir yana kuvvetli bir mıknatısın dahi bulunmadığı vurgulandı.İlköğretim okullarındaki fen bilgisi eğitimini, İstanbul’da masaya yatıran Milli Eğitim Müdürlüğü uzmanları ve Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayla Gürdal, Milli Eğitim Bakanlığı’na çarpıcı bir rapor sundu.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Fen’in hayatın bir parçası olduğu ve aslında okul öncesi dönemde başlaması gerektiği vurgulanan raporda, çocukların araştırıcı özelliklerinin, 7-12 yaş arasında en üst düzeye çıktığına ancak bu dönemde verilen fen eğitiminin çok yetersiz kaldığına dikkat çekildi.
       Raporda fen eğitimindeki yetersizlikler şöyle ortaya konuldu:
* Okullardaki fen eğitimi çocukların merakını ve araştırıcılığını köreltiyor
* İlköğretim okullarının çoğunda fen laboratuvarı lüzumsuz görülmüş, açılan laboratuvarlar da kapatılıp dersane yapılmış
* Dolaplara yerleştirilen aletlerin çoğu bozuk veya işlemez durumda. Dolaplarda kuvvetli bir mıknatıs dahi yok.
* Öğretmenler, kalabalık sınıflarda bireysel eğitim yapılamayacağı fikrini kabul etmiş durumda
* Neyi gösterdiği, neden yapıldığı, ne sonuç bulunduğu ve günlük hayatla bağlantısı anlaşılamayan “gösteri deneyleri” yasak savmadan öteye geçemiyor
* Fen dersleri tahta-tebeşir tekniğiyle, doğa gerçeğinden kopuk, kuru, arada problem çözme, tanımlar yapıp yazdırma, arada soru sorup cevap alma şeklinde, yerleşik öğrenim düzeni içinde işleniyor.
* Bu haliyle fen eğitimi öğretmen merkezli, ezberci ve otoriter.
* Öğrencinin kendine güvenip yaratıcı fikirler üretmesine, kişiliğinin gelişmesine imkan vermiyor.
       Profesör Ayla Gürdal’in saptamalarına dayanan bu rapor, Bakan Metin Bostancıoğlu’nun da ilgisini çekti. Bostancıoğlu, raporun incelenip bütün illere dağıtılmasi için Talim ve Terbiye Kurulu’na talimat verdi.
       Fen eğitiminin durumunu bütün çıplaklığıyla ortaya koyan raporda, deneyin yararları da sıralandı:
* Deneyde seyretmek, hayal kurmak yoktur
* Deney sırasında çocuk hem araştırır, hem öğrenir, hem kendini disipline eder
* Deneyle öğrenilen bilgi kalıcıdır
* Deney; el becerisi, problem çözme ve mantık yürütme becerisi kazandırır, yaratıcılığı besler
       Raporda “iyi bir fen eğitimi nasıl olmalı?” sorusunun yanıtı da verildi:
* Öğretmenler beyin fırtınasıyla öğrencilerin derse motivasyonunu sağlamalı
* Kavram haritasi kullanarak konunun adım adım öğrenilmesini sağlamalı
* Model ve benzetmelerle konu zenginleştirilmeli
* “Oyunla öğretim”in avantajlarından yararlanılmalı
* Deneyle konu desteklenmeli, buluşla öğrencilerin sonuca ulaşması sağlanmalı
* Bulmacalarla konu desteklenmeli
* Günlük hayattan örnekler verilerek, konuyla günlük hayat arasındaki bağlantı sağlanmalı
* Elverişsiz şartlara rağmen öğretmenler bütün metod ve teknikleri kullanarak , çocuğun mümkün olduğunca daha çok duyu organına seslenmeli
       İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, fen eğitimi raporunun ses getirmesi üzerine matematik, Türkçe, sosyal bilgiler ve iş teknik derslerinin durumunu ortaya koymak için de kolları sıvadı.
       
       
       
    TOP5 Öymen: Kıbrıs Girit gibi elden gidiyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları