Taramayı geç
Güncelleme: 11:53 TSİ 02 Kasım. 2013 Cumartesi
Sponsor: 
Paylaş

'Bu ülkenin İstiklal Marşı'nda dua var'

AK Parti’nin Kızılcahamam kampında konuşan Başbakan Erdoğan, 'Bu ülkenin ilk meclisi Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının iştirak ettiği dualarla açılmıştır. Marmaray'ın dualarla açılması sizi neden rahatsız ediyor? Bu ülkenin bizzatihi İstiklal Marşı'nda dua var'' dedi.

ntvmsnbc
Güncelleme: 11:53 TSİ 02 Kasım. 2013 Cumartesi

ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan 21. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Erdoğan, konuşmasında sık sık "yeni Türkiye" ve "normalleşme" vurgusu yaptı.

Bazı kadın vekillerin Meclis Genel Kurulu'na başörtüsü ile girmesini de değerlendiren Başbakan Erdoğan, ''Başörtülü bayanların Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmesi değil, bugüne kadar girememiş olması garabettir dedi.

Haberin devamı ↓
reklam

Başbakan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

''AK Parti içinde 11 yıldır sen ben kavgası bekleyenler var. Bütün siyasi ikbalini, istikbalini bir şeyler üretmek üzerine değil AK Parti içinde, temenni ettikleri nifak üzerine kurmuş, bunun için pusuda, dışarıda bekleyenler var. 11 yıldır işte bunların hevesini kursaklarında bıraktık, bundan sonra da onları hayal kırıklığına uğratmaya hep birlikte devam edeceğiz. Bizim fetretimiz milletin fetretidir. Bir fetret dönemine bir fetret iklimine asla müsaade etmeyeceğiz.

Marmaray'ı açtığımızda birileri çıktı 'Tabii ki yapacaksınız bu sizin vasifeniz. Eyvallah. Ama sevgili gençler bizim yerine getirdiğimiz vazifeyi on yıllardır Türkiye'de hükümetler neden yerine getirmedi? Marmaray 153 yıllık hayaldi. Sultan Abdülmecid 153 yıl önce bunu hayal etmişti. Sultan Abdülhamid bunun mimari çizgilerini çizdirmişti. Osmanlı Devleti'nde de Cumhuriyet tarihimizde de bu hayal gerçeğe dönüştürülemedi. Bizim zeki gençliğimiz akıllı gençliğimiz bunu neden sormaz? Tüp geçit dedim de aklıma tüp kuyrukları geldi.

Bugün birçok genç, tüpün ne demek olduğunu, evde ne için kullanıldığını bile bilmiyor. Çünkü artık Türkiye'de birçok eve tüp girmiyor, doğalgaz giriyor. Ama bundan 20-30 yıl önce, büyükşehirlerde dahi, evde tencereyi kaynatacak tüp bulunamıyor, tüpçülerin önünde uzun kuyruklar oluşuyordu. Margarinin, kıymanın, şekerin kuyrukla alındığı, emekli maaşlarının, kitabın, defterin, kalemin, sağlık hizmetlerinin kuyrukla alındığı günlerden bugünlere geldik, sevgili gençler.

Bizim jenerasyon, hatta bizden daha genç olan jenerasyon, bizler okullarımızda şu anda sizin birinci kalitedeki kağıtla, kuşe kağıtla hazırlanmış kitapla değil biz teksir notlarını ağabeylerimizden satın almak isterdik. O teksir notları nedir biliyor musunuz, sevgili gençler? Bunlar saman kağıdı denilen kağıtlardı, biz onları ağabeylerimizden satın almak isterdik, bize hatıra diye satmazlardı.

Yalvar yakar alırdık, bunları tekrar kaleme dökerdik, şahsen ben öyle okudum. Şimdi okullar açılırken sıraların üzerine kuşe kağıttan kitapları koyuyoruz ve çocuklarımıza artık bu sıkıntıyı yaşatmıyoruz. Biz kitaplarımızı kırtasiyeden bulamazdık, defter, kalem, silgi bulamazdık ama şimdi bunların hepsi hamdolsun tarih oldu. Evet, biz vazifemizi yapıyoruz, vazifemizi de hakkıyla yapıyoruz. Bu gençlerimiz sermayenin Türkiye'de hükümet kurup hükümet indirdiğini biliyor mu? Kot pantolonlarla Başbakan uğurlayıp Başbakan karşılayanları biliyorlar mı?

'ONLAR 10. YIL MARŞI'NI SÖYLERKEN BİZ MARMARAY'I HEDİYE EDİYORUZ'
Bu muhalefette acaba Marmaray vizyonunu gören var mı? Biz İstanbul'da cumhurbaşkanımızla bakanlarımızla konuk cumhurbaşkanıyla konuk başbakanlarla en önemlisi de yüz binlerce vatandaşımızla Marmaray coşkusunu yaşarken, Muhalefetin Genel Müdürü Ankara Tandoğan'da son derece seviyesiz, son derece edep dışı bir biçimde, bu ülkenin Başbakanı'na hakaret ediyor. Onlar hep birlikte 10. Yıl Marşı'nı söylerken biz, 90. yıla Marmaray'ı hediye ediyor, 100. yılın hedeflerinden bahsediyoruz.

'İSTİKLAL MARŞI'NDA BİLE DUA VAR'
Marmaray'ın dualarla açılmasını, Diyanet İşleri Başkanımızın dua etmesini, Japonya Başbakanı dahil ellerin semaya açılmış olmasını birileri pek yadırgadı. Bu ülkenin ilk meclisi Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının iştirak ettiği dualarla açılmıştır. Marmaray'ın dualarla açılması sizi neden rahatsız ediyor? Bu ülkenin bizzatihi İstiklal Marşı'nda dua vardır.

Nedir bu dua: 'Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli, Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.' Dua! Acaba bu dörtlüğün bunlar İstiklal Marşı'nın içinde olduğunu biliyor mu? İnanın bunu da bilmiyordur. Bunlar sadece iki dörtlükten ibaret bir İstiklal Marşımızın olduğunu zannediyorlardır. Marmaray'ın açılışında dua edilmesinden rahatsız olanlar, bu ülkeyi, bu milleti bu toprakları tanımadığı kadar, İstiklal Marşımızı da tanımıyor.

'TÜRKİYE'DE BİR KUTUPLAŞMA YOK'
Türkiye'de bir kutuplaşma yoktur. Gündeme taşınmak istenen kavramlar demokratik siyaset zeminini zayıflatmaya dönük.

Toplumun farklı düşünmesi ya da farklı talepleri dile getirmesi bir kutuplaşma değildir ancak imtiyaz elde etmek ya da elindeki imtiyazları muhafaza etmek adına, teröre, şiddete, sokak eylemlerine, illegal yöntemlere başvurmak bir kutuplaşmadır ve biz böyle bir kutuplaşmanın önünde var gücümüzle dururuz. İmtiyaz elde etmek ya da elindeki imtiyazları muhafaza etmek isteyenlerle herhangi bir uzlaşmayı,biz demokrasiye, insani değerlere, her şeyden öte millete bir ihanet olarak görürüz.

Normalleşme yolundaki her adımı bir korku senaryosuna tahvil etmeye çalışıyorlar. Demokratik sistem farklı fikirlerin ve taleplerin özgürce dile getirebildiği sistemdir. Başkasının özgürlük alanını daraltarak uzlaşma olmaz. Eğer kendinizi herkesten üstün görüyor, yaşam tarzınızı başkalarına dayatıyorsanız uzlaşma olmaz.

Çoğunluk azınlığa baskı uygulayamayacak. Azınlığın çoğunluğa baskı uygulaması tahakküm kurması da yeni Türkiye'de yer bulamayacak.

'YENİ TÜRKİYE'DE İMTİYAZLARA YER YOK'
Yeni Türkiye'de imtiyazlara yer yoktur ve olamaz. Yeni Türkiye'de, siyasette, hukukta, ekonomide, sosyal hayatta, imtiyazlara yer yoktur ve olamaz. Yeni Türkiye, Meclis'in açıldığı günkü Türkiye'dir. Yeni Türkiye 76 milyonu bir, beraber, eşit gören bir Türkiye'dir.

Yeni Türkiye, imtiyazları ortadan kaldırmış, geleceğe umutla bakan, güvenle bakan ortak hedeflere birlikte yürüyen bir Türkiye'dir. Tıpkı 23 Nisan 1920'de olduğu gibi bugünün ve geleceğin Türkiyesinde de ayrımcılığa inanıyorum ki yer bulunmayacak. Tıpkı ilk Mecliste olduğu gibi bugünün ve geleceğin Türkiyesinde de aşağılama, horlama, ret, inkar ve asimilasyon olmayacak. Yeni Türkiye'de inşallah yeni acılar olmayacak.

Yeni Türkiye'de geçmişin ağırlıkları, geçmişin prangaları, zincirleri olmayacak. Yeni Türkiye'de paryalar olmayacak, garipler olmayacak. Kendisine misafir gibi bakılan veya kendisini misafir gibi hisseden, kendisini yabancı gibi hisseden, kendisine uzaydan gelmiş gibi muamele edilen kesimler olmayacak. Hiç kimse kendini dışlanmış, ötekileştirilmiş hissetmesin. Türkiye'de yaşanan tam anlamıyla bir normalleşmedir. Normal olan yaşayan her dilin özgürce konuşulmasıdır.

Belli çevrelerce son derece kasıtlı bir şekilde Türkiye gündemine taşınmak istenen kavramlar, demokratik siyaset zeminini zayıflatmayı amaçlayan kavramlardır. Diktatörlük, sivil diktatörlük, post modern otoriterlik, Müslüman vesayeti, kutuplaşma, çoğunluğun azınlığa hükmetmesi, mahalle baskısı, yaşam tarzlarına müdahale gibi kavramlar. Belli zamanlarda ve belli bir program dahilinde bunlar tedavüle sokulmak isteniyor.

'BU ÜLKEYİ CHP DEĞİL MİLLET KURDU'
Bu ülkeyi, bu cumhuriyeti, Cumhuriyet Halk Partisi değil, millet kurmuştur millet, bunu iyi bilmemiz lazım. Bu ülkeye demokrasiyi Cumhuriyet Halk Partisi getirmemiş. CHP'nin direnişine rağmen, CHP'ye rağmen millet demokrasiyi getirmiştir, bunu da iyi bilmemiz lazım.

'MARMARAY KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİL'
Ne Cumhuriyet birilerinin tapulu malıdır, ne Marmaray birilerinin tapulu malıdır. Biz hizmetkarız. Bugün varız yakın yokuz.

'NE OLDU, BİR ŞEY OLDU MU?
Başörtülü kızların üniversiteye girebilmesi değil üniversite kapısından çevrilmesi anormaldir. Başörtülü bayanların Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmesi değil bugüne kadar girememiş olması garabettir. Ne oldu bir şey oldu mu? İşte bakın normalleşti. Şimdi sevgi taçlandı, dayanışma taçlandı. Çok daha farklı bir zemine oturdu. Benim başı örtülü, başı açık kardeşlerim arasında bir sıkıntı yok ki, sıkıntı ne yazık ki karar vericilerin.

Bugüne kadar yaptığımız hiçbir reform birilerine imtiyaz sağlamak için yapılmamış, tam tersine eşitliği, normalliği tesis etmek adına yapılmıştır. Başörtülü kadınlarımız gibi başı açık kadınlarımızın da bu tercihleri bizim teminatımız altındadır.

'1 YILDIR TERÖR NEDENİYLE OCAKLARA ATEŞ DÜŞMÜYOR'
Kızılcahamam girişinde bir şehit ağacı vardır. Bileniniz var bilmeyeniniz var. Kökü derinde bir çınarın yaprakları gibi o şehit ağacının üzerinde 8 bine yakın künye bize tarihimizi, şehitlerimizi hatırlatıyor ve bize bizi hatırlatıyor. Son bir yılda o şehit ağacına, terör nedeniyle şehit olmuş bir tek askerimizin bile künyesi çakılmadı.

Birilerinin o ağaca yeni künyeler çakabilmek için sabırsızlandığını biliyorum, birilerinin o ağaca yeni künyeler çaktırabilmek için de sabırsızlandığını biliyorum ama biz o ağacın yeni acılara şahit olmaması için samimiyetle çaba sarf ediyoruz. Bir yıldır yeni terör şehitleri için gözyaşı dökmüyor, sadece o ağaç değil, sadece Kızılcahamam değil, Allah'a hamdolsun bir yıldır Türkiye'de terör nedeniyle acı haberler almıyor, gözyaşı dökmüyoruz. Bir yıldır terör nedeniyle ocaklara ateş düşmüyor, annelerin, babaların yürekleri dağlanmıyor.

'SÜRECİ BOZAN BUNUN VEBALİNİN ALTINDA KALIR'
Süreci çok büyük bir sabırla, çok büyük bir hassasiyetle muhafaza ediyoruz. Muhalefet partilerinin son derece sorumsuz tavırlarına rağmen içeride ve dışarıda yapılan çirkin saldırılara rağmen savaş lobilerinin, kan lobilerinin kışkırtmalarına rağmen bu baharın kalıcı olması için yüreğimizi ortaya koyuyoruz.

Bu süreci bozan bunun vebalinin altında kalır. Ben anamuhalefete de diğer muhalefet partilerine de sesleniyorum. 'Gidin lütfen bölgede bir tabela partisi olarak kalmayın, orada siyaset yapın. Orada demokrasi mücadelesini verin.

YEREL SEÇİMLER
Temayül yoklamaları yol gösterecek ama belirleyici olmayacak. Temayül yoklamalarının bazen ne şekilde olduğunu biliriz. Seçim sürecinde sadece adayın ve genel merkezin çalışması yetmiyor. Sandığın horlandığı sokak hareketleri ile demokrasinin adeta zabturapt altına alınmak istendiği bir sürece giriyoruz. Muhalefet çok çirkin oyunların içine giriyor. Eli kanlı örgütlerle içli dışlı eylemlerde yer alıyor. Halkımız söyleyeceğini sandıkta söylemek için sabırsızlıkla bekliyor.''

Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam