Taramayı geç
Güncelleme: 16:51 TSİ 05 Eylül. 2013 Perşembe
Sponsor: 
Paylaş

''Afrika'' belgeseli NTV'de

Güzel, şaşırtıcı, dramatik ve sürükleyici… BBC yapımı belgesel serisi, daha önce hiç görmediğiniz bir Afrika'yı gözler önüne seriyor. Bilinmeyenle göz göze (Africa) belgeseli, yeni bölümü ile Pazar 21.00'de NTV'de.

Güncelleme: 16:51 TSİ 05 Eylül. 2013 Perşembe

BBC imzalı belgesel, Afrika'yı daha önce hiç görmediğiniz haliyle ekranlarınıza taşıyor. İzleyiciyi, yeni öyküler, yeni türler, yeni yerler ve yeni bir anlatım tarzıyla, muhteşem kıtanın beş ayrı bölgesinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu olağanüstü yolculukta yüce Atlas Dağları'nın dinginliğinden Ümit Burnu'na, Kongo'nun sık ormanlarından Atlantik Okyanusu'nun öfkeli sularına; keşfedilmemiş yağmur ormanlarından, karla kaplı çöllere, bilinmeyen canlı türleriyle karşılaşacak, gezegenin en sevimli hayvanlarıyla yeniden tanışacaksınız.

Tabiatla vahşi hayat arasındaki dinamik gerilim sürerken bu görkemli kıtanın dramatik yanı, güzelliği ve gücü de ortaya çıkıyor.

Haberin devamı ↓
reklam

Yeni teknolojilerden alabildiğine yaralanan dizi, benzersiz çekim tarzıyla size dört çekerli araçlardan çıkıp vahşi hayatla göz göze gelmeye davet ediyor. Bu serüven boyunca yepyeni bir anlayışla vahşi Afrika'nın birbirinden apayrı beş bölgesini keşfedecek ve daha önce görülmemiş şeylere tanık olmak için hiç keşfedilmemiş yerlere gideceksiniz.

1. Bölüm - Kalahari
Afrika'nın güneybatı ucunda yan yana iki olağanüstü çöl uzanır. Su kaynakları sınırlıdır, yine de bu çöller bir şekilde hayat doludur; çünkü burada yaşayan canlılar hayatta kalmanın kurallarını kendilerine göre koymuşlar.

Kalahari'nin çalılık alanlarında cingöz bir kuş, zeki Güney Afrika mongolarını kurnazlığıya alt ediyor. Münzevi ve savaşçı siyah gergedanlar eğlenmek için bir araya gelirken dev böcekler sinsice muazzam kuş sürelerine yanaşıyor.

Namib'eyse neredeyse hiç yağmur yağmaz, daha ziyade buğulu bir sis hakimdir. Bu dünyanın en eski çölündeki canlılar için her türlü aşırılık mevcuttur; örümcekler kaçmak için kendi etraflarında tekerlek gibi dönerken şimdiye dek filme çekilmiş en görkemli zürafa dövüşünde bir çöl zürafası kıt kaynaklarını korumak için mücadele veriyor.

2. Bölüm - Savan
Doğu Afrika sürekli değişen bir bölge. Ne denli tehlikeli ve öngörülemez olurlarsa olsunlar, burada sağ kalabilmek için canlıların yağıştan kuraklığa, kıtlıktan bolluğa, soğuktan sıcağa tüm beklenmedik dönemeçlerle baş edebilmeleri gerekiyor.

Sık ormanlardan karla kaplı tepelere, buğulu bataklıklardan uçsuz bucaksız savanlara; bu eşsiz ve değişken bölge canlılar için de adeta bir sığınak. Burada yaşayan büyük memelilerin yoğunluğu dünyanın her yerinden daha fazla. Fakat daima hareket halindeki büyük sürülerden uzakta, pek çok başka karakter de mevcut: Aslanların yüzünden sinek aşıran kertenkeleler, uçsuz bucaksız sulak alanlarda yayın balığı avına çıkan dinozora benzeyen sayısız kuş ve kendi genlerini bir sonraki kuşağa aktarabilmek için üç gün boyunca çarpışan erkek filler. Doğu Afrika zalim ve acımasız bir yere dönüşebilir; işler kızıştığında risk almaya, hatta gerekiyorsa hayatınızla kumar oynamaya hazır olmalısınız.

3. Bölüm - Kongo
Kongo yağmur ormanları Afrika'nın tam ortasındadır. Burası hayatla dolu, dinamik ve nabzı atan bir habitat. Rekabetin hüküm sürdüğü ormanın merkezinden Atlantik Okyanusu'nun kıyısına dek olup biten her şey tıklım tıklım bir dünyada sürüp giden bir kendine yer açma mücadelesi.

Şempanzeler bir çubuk kullanarak çalışkan arılarının kovanlarını açıp ballarını çalıyor. Az rastlanan kel kargalar yağmur ormanındaki gizemin simgesi. Karanlık çöktüğünde, hava da değişiyor. Küçük kurbağalar önce kung fu hareketleri yaparak savaşıyor, ardından kıymetli yumurtalarını yaprakların arasına gizliyor.

Karanlıktan istifade eden büyük fil sürüleri gizemli bir buluşma yerinde bir araya gelirken üç tonluk boğalar öfke dolu bir mücadelede yeri sallıyor, diğer hayvanlara dehşet saçıyor ve tutkuyla ağaçları yere çalıyorlar.

Rekabet ne denli çetin olursa olsun, Kongo'da kendiniz ve bölgeniz için mücadele vermek zorundasınız.

4. Bölüm - Ümit Burnu
Güney Afrika hayatın ve renklerin bir isyanıdır. Fakat Ümit Burnu'nu çevreleyip onu biçimlendiren iki büyük okyanus akıntısı olmasaydı bir çöle dönüşürdü. Bu bölüm okyanusun yenileyici güçlerini konu ediyor.

Doğuda Agulhas Akıntısı güneye doğru akıyor ve yarattığı bulutlarla iç kesimleri Güney Afrika'nın en rutubetli bölgesi haline getiriyor. Kelebeklerin bir peri masalını andıran balesine ev sahipliği yapan bölge 2005'te uydu görüntüleri sayesinde keşfedildiğinden 'Google' yağmur ormanı olarak biliniyor.

Batıda ise soğuk Benguela Akıntısı var. Burası diğer denizlere kıyasla beyaz köpekbalıklarının sayısının en fazla olduğu yer. Benguela Akıntısı fazla yağmur getirmese de sisle dolu rutubetli bir havaya yol açıyor ve olağanüstü bir vahaya hayat veriyor.

Fakat belki de en etkileyici yer iki akımın karşılaştığı bölge. Soğuk ve sıcak suyun bir araya gelmesi dünyanın en muhteşem doğa harikalarından biri olan büyük sardalye göçüne neden oluyor. Bu göç, Brydes balinası da dâhil olmak üzere, gezegenin en büyük yırtıcı topluluğuna davetiye çıkarıyor.

Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam