Taramayı geç
Güncelleme: 16:38 TSİ 30 Aralık. 2011 Cuma
Sponsor: 
Paylaş

Yeni yılın ilk gününe zinde başlamak için

Uzmanlar, yılbaşı akşamı sindirim sistemi sorunları yaşamamak ve yılın ilk gününe zinde başlamak isteyenler için önerilerde bulundu.

AA
Güncelleme: 16:38 TSİ 30 Aralık. 2011 Cuma

ADANA - Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, yılbaşı akşamı midenin çok yorulmaması, alkol tüketimine dikkat edilmesi ve yılın ilk gününe zinde başlamak için fazla uyunmaması, düzenli beslenilmesi ve yürüyüş yapılması gerektiğini söyledi.

Akbaba, 31 Aralık günü başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmaması, sık aralıklarla ve azar azar beslenilmesi gerektiğini, böylelikle kan şekerinin kontrol altına alınabileceğini belirtti.

Akşam fazla yemek yenilebileceği düşünülerek gün içerisinde nispeten düşük enerji içeren besinlerin tercih edilmesinin doğru olacağını anlatan Akbaba, ''Akşama doğru açık havada yapılacak 45-60 dakikalık yürüyüş veya kalbi çalıştıracak tarzda egzersizler metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olacaktır. Yılbaşı sofrasına çok aç bir şekilde oturmamak için 1-2 saat öncesinde yoğurt, salata, meyve, çorba, buğday ekmeği gibi düşük enerjili besinler tüketilmeli'' dedi.

Haberin devamı ↓
reklam

Akbaba, besinlerin geniş zaman diliminde çok iyi çiğnenerek yenilmesinin faydalı olacağını, gün içerisinde saatlere yayarak 2-2.5 litre (10-12 su bardağı) su içilmesi gerektiğini vurguladı. Yemeklerde kızartma, kavurma işlemleri yerine, haşlama, ızgara, buğulama ve fırında pişirme işlemlerinin tercih edilmesi gerektiğini anlatan Akbaba, şunları kaydetti:

''Özellikle diyabet, kalp, tansiyon gibi kronik hastalığı olan kişilerin bu gece yemek yerken daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok fazla çeşitte ve yağlı besin tüketimi mide bulantısı, hazımsızlık, ishal gibi sağlık problemlerine yol açacağından mümkün olduğu kadar yağsız, az çeşitte besin tüketmeye özen gösterilmelidir. Dışarıda yemek yenecekse hazırlanan yemeklerin içerikleri bilinmeli ve ilk defa tüketilen yemek çeşidi ve besin varsa alerji, hazımsızlık gibi problemlerle karşılaşmamak için dikkat edilmelidir. Alkol alınacaksa yemekle birlikte tercih edilmeli, yanında fazla yağlı meze ve kuruyemiş yenilmemelidir. Maden suyu, ayran, taze sıkılmış meyve suları da tercih edilebilir. Yeni yıla dışarıda girecek olanlara limitsiz meze ve içki seçeneği sunan yerlerden uzak durmalarını öneriyoruz. Yatmadan 2 saat önce yemek tüketimi sonlandırılmalıdır.''

Akbaba, yeni yılın ilk günü tatilde olsa 8-9 saatten fazla uyunmaması gerektiğini belirterek, ''Güne mutlaka 1-2 bardak su ardından dengeli bir kahvaltı ederek başlanmalıdır. Sık sık ve az az beslenmeye özen gösterilmeli. Öğle ve akşam yemeğinde haşlanmış sebze, yoğurt, çorba, ekmek gibi mideyi yormayan besinler tercih edilmeli. Gün içerisinde 2-2.5 litre su içilmeli. Yılın ilk gününde 60-90 dakika kadar hafif tempolu yürüyüş yapılmalı'' diye konuştu.

SAHTE İÇKİYE DİKKAT
Akbaba, metil alkol (sahte içki) zehirlenme belirtilerinin 12-24 saate kadar görülmeyebileceğini, metil alkolün diğer özelliğinin zehirleme dozunun değişkenlik göstermesi olduğunu vurguladı. Zehirlenmenin mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük gibi belirtilerle başlayacağını ifade eden Akbaba, ''Merkezi sinir sisteminde çökme, körlük, tansiyon düşüklüğü, koma ve ölüm bu olumsuz tablonun ciddi sonuçları olarak ortaya çıkar. Metil alkol ile üretilen rakının tüketici tarafından, tüketilirken veya öncesinde ayırt edilebilmesi olanaklı değil. Ancak tüketildikten sonraki belirtileriyle ayırt edilebilir. Gerçek alkol nedeniyle ortaya çıkan şikâyetler zamanla azalır. Sahte içki zehirlenmesinde şikâyetler gittikçe artar'' dedi.

Akbaba, hastanın etkilenme durumuna ve etkilenme özelliklerine göre her hasta da tedavinin farklı olacağını, sıvı tedavileri, mide yıkanması, vitamin uygulamaları, diyaliz uygulamaları, özel ilaçlar (panzehir özelliği gösteren) ve etil alkol tedavilerinin uygulanabileceğini bildirdi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji-Hipertansiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Ulusal Böbrek Vakfı Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Yahya Sağlıker de boğma rakı tabir edilen ev yapımı içkilerin, fermentasyon ve distillasyon yollu üzüm suyundan zaman içinde elde edilmiş etanol-etil alkol olduğunu, hipotansiyon, hipoglisemi, hipotermi, konvülsiyonlar ve komalara yol açabileceğini belirtti.

Ancak odun ispirtosundan elde edilen metanol-metil alkolün çok daha tehlikeli olduğunu anlatan Sağlıker, ''Körlük, metabolik asidozis, solunum bozukluğu, böbrek yetmezlikleri, hipotansiyon, koma ve ölüme götürür. Diyaliz tedavisi ve çeşitli kan değişim yöntemleri uygulanır. Hele antifriz gibi zararlı maddelerin katkısı ile yapılan alkol olan etilen glikol içeren sahte içkiler daha çok böbrek yetmezliğine, metabolik asidoza ve ölümlere yol açar. Diyaliz tedavisi ve çeşitli kan değişim yöntemleri uygulanır''

ALKOLLE TANSİYON İLACI ALINMAMALI
Sağlıker, alkolün başlı başına kendisinin damar genişletici etkisi dolayısıyla zaten tansiyonu düşürdüğünü, bu nedenle alkol ile beraber tansiyon ilaçlarının alınmasının doğru olmadığını vurguladı. İkisi beraber alınınca tansiyonun daha da düşeceğini vurgulayan Sağlıker, şunları kaydetti:

''Baş ağrısı olur. Yüz daha çok kızarır. Takip eden günlerde ayak bilekleri şişebilir. Kabızlık olabilir. Yemek borusundan gıdalar gelebilir. Kırmızı üzüm suyu, beyaz üzüm suyu, portakal, limon, mandalina, greyfurt, bergamut, nar, böğürtlen, karaduttan yapılmış meyve suları da damar genişletici tansiyon ilaçları ile kullanılmamalıdır. Aynı biyokimyasal bozukluklar onlar için de geçerlidir.''

Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam