Taramayı geç
Güncelleme: 11:52 TSİ 06 Aralık. 2011 Salı
Sponsor: 
Paylaş

İki doğum arası 3 yıl olmalı!

Çok çok kısa aralıklarla yapılan doğumlar, hem anne hem de bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor. Sık aralıklarla doğum yapan kadınlarda düşük, erken doğum, normalin altında kiloya sahip ya da anomalili bebek doğurma gibi riskler artıyor.

ntvmsnbc ve Ajanslar
Güncelleme: 11:52 TSİ 06 Aralık. 2011 Salı

ANKARA - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, doğum yaptıktan sonra tekrar çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin iki gebelik arasında bir süre konması gerektiğini, ara verilmeden art arda yapılan doğumların hem bebek hem de anne için sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

''2-3 yıldan kısa aralıklarla yapılan doğumlarda anne ve bebekte sorun çıkma olasılığı, erken doğum, prematüre doğum ve bebekte yapısal organ bozuklukları ihtimali kuvvetlenebilir'' uyarısında bulunan Şatıroğlu, en sağlıklı doğum yaşının 18-35 yaş arası olduğunu bildirdi.

Şatıroğlu, ''Kadınlar bunun dışındaki yaşlarda da elbette doğum yapabilir, ama bazı riskler taşıdığı bilinmelidir. 18 yaşından önce henüz kendi çocuk olan beden, bebeği taşıyamaz. Bu yüzden 18 yaş öncesi yapılan doğumlarda sakatlık, anne ya da bebek ölümü olasılığı çok daha fazladır. 35 yaş sonrası yapılan doğumlarda ise down sendromlu çocuk yüzdesi artıyor. Annenin vücudu yıprandığı için damar sertliği, yüksek tansiyon, şeker gibi hastalıklar artış gösterebilir. Bu da hem bebek için hem de anne adayı için risk barındırır'' dedi.

Haberin devamı ↓
reklam

''İKİSİ BİRDEN BÜYÜSÜN'' ANLAYIŞI DOĞRU DEĞİL
Hem annenin sağlığını korumak hem de sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için iki doğum arasında mutlaka 3 yıl ara verilmesi gerektiğini vurgulayan Şatıroğlu, çok sık doğum yapan kadınların yaşıtlarına oranla çok daha hızlı yaşlandıklarını ifade etti.

Halk arasında çok yaygın olan ''ikisi birden büyüsün'' anlayışının tıbben uygun olmadığına dikkati çeken Şatıroğlu, şöyle devam etti:

''Ülkemizde genellikle kardeşler arasında 1 ya da 2 yaş fark oluyor. Bu aslında çok yanlış. Çünkü, anne için doğuma hazırlık, doğum ve doğum sonrası ciddi ve bedeni yıpratıcı bir süreç. Bedenin, mutlaka kendini toparlaması ve tekrar güçlenmesi gerekir. Doğumlar arasındaki süreçte kadın vücudunun tıpkı nadasa bırakılan toprak gibi dinlenmesi ve kendini yeni bir doğuma hazırlaması gereklidir. Dinlenmeye bırakılmayan kadın üreme organlarında çeşitli aksaklıklar ortaya çıkabilir. Kadının vücudu kendini toparlayacak süreyi bulamadığı için deformasyona uğrar, çeşitli hastalıklara açık hale gelir, ileri yaşlarda osteoporoz riski artar.

Sık aralıklarla doğum yapan kadınlarda düşük, erken doğum, normalin altında kiloya sahip ya da anomalili bebek doğurma gibi riskler artıyor. Doğumun peşi sıra gerçekleşen gebeliklerde bebekte çeşitli gelişim bozuklukları ve bebek ölümlerine rastlanabiliyor. Sık doğum annede kansızlık, halsizlik, beslenme bozuklukları ve depresyon görülme olasılığı artıyor.

Bunların yanı sıra ilk bebeğin hemen ardından gelen ikinci bebek, ilk bebeği gölgede bırakır. Bu da ilk bebeğin hem bedensel hem de ruhsal gelişimini olumsuz etkiler. Bu yüzden hem annenin hem de bebeklerin sağlığını tehlikeye atmamak amacıyla doğumdan hemen sonra aile planlama yöntemlerinden birini seçerek en az 2, iyisi 3 yıl gebe kalmamak tavsiye edilir.''

Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam