Taramayı geç
Güncelleme: 13:21 TSİ 06 Ocak. 2011 Perşembe
Sponsor: 
Paylaş

'Ne sen sormuş ol, ne de ben duymuş olayım'


< Önceki | 1 | 2 | 3 | 4 | Sonraki >

KASETLERE 10 DAKİKA DAYANABİLDİLER
Örgüt evlerinde ele geçirilen ve vahşeti ortaya döken sorgu kasetleri, siyasiler arasında da şok yarattı.

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın koalisyon ortaklarını bilgilendirmek için verdiği görüntülü brifing, liderlere zor anlar yaşattı. Başbakanlık Konutu'nda Başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli, Hüsamettin Özkan ve ANAP lideri Mesut Yılmaz, örgütün telle boğma, boğaz kesme ve bıçakla işkence sahnelerini içeren üç sorgu kasetini izlemeye ancak 10 dakika dayanabildiler.

Liderler, görüntüleri izledikten sonra yaptıkları değerlendirmede, kasetlerin bilim adamlarının da yer aldığı bir uzmanlar heyeti tarafından incelenmesine ve dava aşamasına kadar kamuoyuna açıklanmamasına karar verdiler.

Haberin devamı ↓
reklam

KARTAL'DAKİ BİR EVDE 9 CESET
Hizbullah'ın mezar evleri bu kadarla sınırlı kalmadı. Örgütün İstanbul'daki ikinci mezarevi, 28 Ocak 2000'de Kartal'da ortaya çıkarıldı. Kartal Çavuşoğlu Mahallesi Samanyolu Caddesi Görkemli Sokak 12 numaralı villa tipi evde yapılan aramada 9 ceset bulundu.

İŞKENCE ALETLERİ
Bu evin yakınında, Çobanyıldızı Caddesi 45 numaralı evde de araştırma yapan polis, örgüt üyelerinin imha etmeye çalıştığı bir bilgisayarla çok sayıda disket buldu.

Evdeki aramada depremzedeler için toplandığı görüntüsü veren çocuk ve büyük giyecekleri, ayakkabılar, öldürülen Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım'ın yakınlarıyla çekilmiş fotoğrafları ve işkence aletleri ele geçirildi.

Aynı gün Pendik Güzelyalı Mahallesi Ankara Caddesi Hayat Sokak 22 numaralı eve düzenlenen operasyon sonucu örgütün beyni olarak bilinen Hacı İnan, askeri kanat sorumlusu Hacı Bayancık yakalanırken, Velioğlu'nun yerine örgütün liderliğini üstlendiği ileri sürülen Mehmet Sudan'ın eşinin de aralarında bulunduğu dört kadın gözaltına alındı.

Hizbullah örgütüne yönelik Beykoz operasyonunda ölü ele geçirilen lider Hüseyin Velioğlu ancak on gün sonra toprağa verilebildi. Batman'da toprağa verilen Velioğlu'nun cenaze töreninde polisle çoğu çarşaflı kadınının aralarında bulunduğu grup arasında gerginlik yaşandı.

30 Ocak 2000'de Beykoz'daki baskında ele geçirilerek uçakla Diyarbakır'a götürülen ve bir süre burada sorgulanan Edip Gümüş ve Cemal Tutar, polisteki sorguları tamamlandıktan sonra Diyarbakır DGM'ye sevk edildi. Burada ifade veren Gümüş ve Tutar, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

KUŞ İÇİN 2 ÇOCUĞU ÖLDÜRDÜLER
İstanbul Kartal'daki evden sonra Diyarbakır Melikahmet semti Savaş Mahallesi Küçükkavas Sokak'taki yan yana iki evde de 30 Ocak 2000'de altı ceset çıkarıldı.

Cesetlerin ikisinin eve kuşlara bakmak için giren ve 21 Ocak'tan beri kayıp olan 17 yaşındaki Ayetullah Dalgın ile 19 yaşındaki Ali Çelik'e ait olduğu ortaya çıktı.

Ankara polisince gözaltına alınan örgütün askeri kanat sorumlularından Mahmut Demir, poliste verdiği ifadede, "Pişmanım. Bundan sonra devletin tarafındayım" dedi. Hizbullahçılardan Mustafa Selman İpek ve Mehmet Emin Alpsoy ise pişman olmadıklarını belirterek, "Eylemleri şeriat ve Allah için yaptık" dediler.

HİZBULLAH BİLANÇOSU
Şubat ayı başında Diyarbakır ve Batman'da yapılan kazılarda dört, Mardinkapı'da üç ve Gaziantep'te bir ceset daha bulundu. Hizbullah operasyonunda gözaltıların binin üzerine ulaştığı 4 Şubat 2000'de İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı raporla Hizbullah bilançosu çıkarıldı.

Örgütün lider kadrosunun ve arşivinin Beykoz'daki villada uygulanan "Malazgirt" operasyonuyla ele geçirildiği, hemen arkasından Ankara'da "Çelebi", Konya'da "Konya", İçel'de "Hicret", Batman'da "Sis Dağı" ve Mardin'de "Şura" operasyonunun gerçekleştirildiği ve toplam 57 cesete ulaşıldığı belirtildi. Aralarında İslami kesimin kaçırılan 11 işadamının da bulunduğu birçok kişinin cesedi teşhis edildi.

KAMU GÖREVLİLERİ
Operasyonlarda örgüte mensup 119 kamu görevlisinin yakalandığı açıklandı. Yakalanan kamu görevlilerinden 30'unun öğretmen, 17'sinin işçi, 21'inin imam, altısının sağlık memuru ve üçünün doktor olduğu bildirildi.

2000 İNTİHAR KOMANDOSU ADAYI
10 Şubat 2000 tarihi itibariyle Hizbullah'a karşı yürütülen operasyonlarda, örgüte kayıt olmak amacıyla özgeçmiş gönderen 6 bine yakın kişinin bulunduğu, bunlardan 2 bininin intihar komandosu olmaya aday oldukları belirlendi. Yapılan operasyonlarda bu listede kayıtlı görünen dört kişi yakalandı.

İRAN’A HİZBULLAH DOSYASI
17 Mayıs 2000'de Hizbullah'ın dış bağlantılarına ilişkin bir dosyanın diplomatik kanallarla İran'a iletilmesine karar verildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Sermet Atacanlı, "Soruşturmaları süren cinayetlere ilişkin bize resmi kanallardan gelen bir bilgi yok. Harrazi'nin beyanlarının ilişkilere olumlu bir katkı sağlayacağını söylemek mümkün değildir" dedi.

İKİNCİ DARBE
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, "Umut Operasyonu" adı verilen çalışmalar sonucu Uğur Mumcu suikastına karışan sanıklara da ulaştı. Yakalanan kişilerin soruşturmanın sürdürüleceği Ankara'ya gönderilmesinin ardından "2. Hizbullah Operasyonu"na başladı.

20 Mayıs 2000'de İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Beykoz'daki hücre evinde yasadışı Hizbullah terör örgütü lideri Hüseyin Velioğlu'nun ölü ele geçirilmesinden sonra örgütün üst düzey sorumlularına yönelik operasyonlarda, İstanbul sorumlusu İlyas Kutulman'ın da aralarında bulunduğu 10'un üzerinde örgüt mensubunu yakalandı.

HİZBULLAH'IN YENİ LİDERİ DE YAKALANDI
Polis, Velioğlu’nun öldürülmesinden sonra örgütün yeni lideri olan Mehmet Sudan, askeri kanat sorumlusu Eyüp Kişi, mali işler sorumlusu Medeni Kağan, Diyarbakır ve diğer il sorumluları Selim Kağan, Faruk Ünaltın ve Yasin Demir’i İstanbul’da yakaladı.

İstanbul Emniyeti'nin terör örgütü Hizbullah'a yönelik Agustos 2001 yılı içerisinde gerçekleştirdiği operasyonda ise 6 kişi yakalandı.

Zanlıların toplam 26 kişinin öldürülmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması olayına karıştıkları bildirildi. Esenler'de Hizbullah itirafçısı Şaban Elaltuner ile oğlu Mehmet Elaltuner'in öldürülmesi, Küçükçekmece de üç polis memurunun şehit edilmesi eylemlerini gerçekleştirdikleri belirtildi. Gözaltına alınan kişiler şunlardı: Tetikçi Rıfat Demir, askeri kanat sorumlusu Ahmet Durmaz, Ahmet Şahin, Tahir Ak, Garip Özer ve Davut Şahin.

GAFFAR OKKAN SUİKASTI
Terör örgütü, Hüseyin Velioğlu’nun öldürülmesinin ardından, prestij kazanmak, örgütü canlandırmak, varlığını göstermek için Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı hedef seçti.

Medyada popüler olması bunda etkili oldu. Son derece profesyonelce işlenen cinayette Gaffar Okkan ile birlikte 6 emniyet görevlisi şehit edildi, yedi poliste yaralandı. Suikastin talimatını vermekle suçlanan Hizbullah’ın Şûra üyesi, ’Melle Mizgin’ kod adlı Mehmet Beşir Varol’un, Hizbullah’ın çekirdek kadrosunu oluşturan kişiler arasında yer aldığı belirtildi.

Eylem ile ilgili mahkeme tutanaklarına şu cümleler geçti:

"Hüseyin Velioğlu’nun 2000 yılında öldürülmesi üzerine büyük darbe alan Hizbullah’ı yeniden canlandırmak için, Adana’da öldürülen Sulhaddin Ürük, Mehmet Beşir Varol, Mehmet Sudan ve Hacı Bayancık’ın bir araya gelerek tekrar şura oluşturdukları, eylemin Hüseyin Velioğlu’nun öldürüldüğü 17 Ocak tarihine denk gelecek şekilde planlandığı, medyatik olması nedeniyle Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’a yönelik yapılması yönünde karar alındığı anlaşıldı."

Davada, Varol 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılırken, Nurullah Gülsever suikast keşfini yaptığı gerekçesiyle 12 yıl 6 ay, Mehmet Çiçek ise Diyarbakır’da bir polisi şehit etmekten müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

ELE GEÇİRİLENLER
Örgüt hakkında bugüne kadar güvenlik güçlerine en detaylı bilgiler yine örgütün itirafçıları tarafından verildi.

Operasyonla yakalanan ve örgütün üst düzey sorumlusu olduğu belirtilen Abdülaziz Tunç, örgüt hakkında bildiği her şeyi güvenlik güçlerine anlattı. Örgüt bu sırada kendisine ihanet eden örgüt elemanlarının tasfiye edilmesi kararını aldı. Bu arada, örgüt içi infaz edilecek olan 17 militanın ismi polisin eline geçti.

Güneydoğu'da son yıllarda işlediği birçok faili meçhul cinayet ve iç hesaplaşma ile adını duyuran Hizbullah terör örgütüne yönelik en ciddi operasyon Diyarbakır'da yapıldı.

Mart 1998'de Diyarbakır'da bir hücre evine yapılan baskında, örgüte ait 80 sayfalık doküman, bu dökümanların incelenmesi sonucunda da 400 kişi yakalandı. Dökümanların incelenmesi sonucu faili meçhul olaylara ait dosyalar raflardan indirildi. Polis, Mardin'de Hizbullah'ın bilgi işlem merkezini ele geçirdi. Ankara'da uzmanlar tarafından çözülen disketlerden 15 bin sayfalık döküman elde edildi.

Bölgede operasyonlarını yoğunlaştıran polis, isimleri tespit edilen yaklaşık bin kişiyi yakalayarak mahkemeye sevk etti. Örgüt elemanlarının deşifre olmasıyla örgüt kendi içine dönük bir hesaplaşmaya gitti. Bu arada deşifre edilen örgütün yüzlerce elemanı İç Anadolu bölgesine hicret etti. Dökümanlarda adı geçen ve örgüt ile bağlantılı olduğu tespit edilen yaklaşık yedi bin kişi aranmaya başlandı.

Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam