'Hayatımızı Kenan Doğulu'yla geçiremeyiz ki'
HAYATIMIZI ORTAÇ YA DA DOĞULU'YLA GEÇİREMEYİZ
Tuğrul Eryılmaz (Radikal)
U2 dünyadaki her tür hak ihlaline karşı olan bir grup ki, zaten bu rock denen müziğin doğasında var. Rock ve gerçek rockseverlerin her zaman sistemle sorunları oldu ve olacak. Tabii gerçek rockerları yani rock müziğin aynı zamanda bir yaşam tarzı yarattığı varsayımından gidiyorum.
U2 yanılmıyorsam 'Pop' albümünde gözaltında kaybolan Fehmi Tosun'dan albümün broşüründe bahsetmişti. Çok da haklıydılar. Daha bir ay önce bir emekli genaral bu 'kayıp'ların bir devlet politikası olduğunu televizyonlardan avaz avaz seslendirdi.
Şimdi durum tabii ki pespembe değil ama 90'lara kıyaslanamayacak kadar düzeldi. U2 kararını siyaseten aldıysa da doğru, buradaki hayranlarını düşünerek aldılarsa da doğru. Hayatımızı Serdar Ortaç ya da Kenan Doğlulu'yla da geçiremeyiz ki. Rock aşk ve siyasettir. Hoşgeldiniz U2, her ne kadar hafiften katolik olsanız da...”
EN İYİSİ BONO'YA SORMAK
Kanat Atkaya (Hürriyet)
U2'nun "insan hakları ihlalleri nedeniyle yıllardır Türkiye'de konser vermediği" gerçek midir, bizzat bu topraklarda ürettiğimiz bir şehir efsanesi midir bilemeyeceğim. En iyisi geldiklerinde Bono'ya bunu sormak herhalde. Ayrıca Türkiye insan hakları konusunda epeyce mesafe kat etmiş olsa da bu konuda halen temiz bir sicile sahip değil. Sahi, Festus Okey öleli/öldürüleli ne kadar oldu?
Hem U2 insan haklarını bu kadar önemsese, herhalde Guantanamo'nun, işkence seferine çıkan CIA uçaklarının mucidi ABD'de konser vermezdi. Bu kadar laftan sonra "Neyse, koy bir With Or Without You da keyfimiz bakalım Semra" diyemeyeceğim. Neyse...”
KÜÇÜCÜK İMAYI BÜYÜTTÜKÇE BÜYÜTTÜK
Derya Bengi
U2'nun bugüne kadar neden Türkiye'ye gelmediğine dair resmi bir deklarasyon sunduğunu hatırlamıyorum. Belki bazı özel yazışmalarda insan hakları ihlallerini ima etmişlerdir, bizim de gönlümüz bu durumdan fazlasıyla okşandığı için, bu küçücük imayı büyüttükçe büyütmüşüzdür muhtemelen. Oysa Bono ve arkadaşlarının tavrı, kendi memleketimizde olup bitenleri tartmak için yeterince hassas bir terazi sayılmaz.
![]() |
U2'nun gelmemesi bir ceza olmadığı gibi, gelmesi de bir ödül değil. Türkiye, global neo-liberal ekonominin çarklarına girdikçe dünyayla arasındaki mesafeyi kısalttı. Şimdi U2 da en kestirme yoldan, paranın açtığı bu kapıdan içeri süzülüyor. Dünyanın en büyük rock grubu olmak, kontrol dışı büyük bir makinanın parçası olmak demektir. Sonuçta 6 Eylül'deki konser siyasi bir miting olmayacak, Cumartesi Anneleri'ne de ücretsiz davetiye falan dağıtılmayacak! Ama U2 gelse de gelmese de, konsere gitsek de gitmesek de, iyi bir şarkı, en çıplak haliyle boşlukta bir ses, bir yankı, bir umut, bir ortaklık zemini yaratır. Türkiye'nin insan haklarına dayalı tam bir demokrasi olması için mücadeleye devam eden kesimlerinin şarkılara hâlâ ihtiyacı var. Bu şarkıların bir kısmını da, sağolsun, hâlâ U2 yapıyor.
UZAKSANIZ OLASILIK AZALIR
Eray Aytimur (Radikal)
U2'nun bugüne kadar Türkiye'ye gelmeme-gelememe gerekçelerinden söz ederken sürekli insan hakları ihlalleri vurgusu yapılmıştır ancak bunun gerçekliğinden emin olmadığımız gibi bilginin sağlamasını da ancak Bono'yla konuşarak yapabiliriz. Aksi takdirde belleksiz ve linçe yatkın toplumumuz nezdinde Bono'yu sürekli töhmet altında bırakıyoruz.
Açıkcası ben, böyle bir konserin bugüne kadar gerçekleşmemesinin; lojistik, finansal ve mali göstergelerden ötürü olduğuna yeterince inanıyorum. Bir turne programının ne kadar uzağındaysanız, ki bu uzaklık merkezin doğusu oluyor, beklediğiniz konserin gerçekleşme olasılığı o kadar azalır. Çünkü söz konusu maliyetler akıl alır gibi değildir. Şimdi de değil aslında. Ancak U2 konseri bu kez gerçekleşebiliyor çünkü Pozitif yaklaşık 10 yıllık iz sürüş sürecinin ardından hareket kabiliyetini artırdı. Doğru kokuyu, doğru zamanda alıp, doğru adımı riskleri de göz alarak atabildi. Özetle ekonomik ve lojistik şartlarla birlikte promoterların da olgunlaştığından söz edebiliriz.
İnsan hakları ihlaline gelecek olursak, eğer Bono bu nedenle Türkiye'ye gelmek istemiyor ve bu tutumunu kararlılıkla sürdürüyor olsaydı şahsen kendisine olsa olsa saygı duyardım. Milliyetçiliğin her türlüsü hastalıktır ve sırf bu hastalıktan muzdarip olduğu için "Bono ya sen git de kendine bak" diyenlere Uluslararası Af Örgütü'nün yıllık raporlarına ara sıra göz atmalarını önerebilirim. Şayet yaşadıkları hayatı anlama ve anlamlandırma bilincinden yeterince nasiplerini alamamışlar ise...”
![]() |
LAF, DEDİKODU, HİKAYE...
Naim Dilmener (Radikal)
Biraz varsayımlar üzerine konuşuyor olacağız. Çünkü U2’nun “insan hakları ihlalleri nedeniyle Türkiye’ye gelmek istemediği…” kesin değildir. Ne grup elemanlarından herhangi biri, ne de onları temsil edenler böyle bir şey açıklama yaptı. Laf/dedikodu da olabilir; organizatörün biri onları getirtmek istedi/başaramadı/böyle bir hikaye saldı ortalığa. Hikaye katlandı ve bu hale geldi.
Ben böyle olduğuna inanıyorum, çünkü U2’nun her konser verdiği ülkenin sicili, insan hakları yönünden temiz değildir. U2 olsun ya da bir başkası; kendilerine bu tür konser/turne kriterleri koyan grup ya da şarkıcıların, hiçbir yerde sahneye çıkamaması gerekiyor. Dünyanın tamamında var bu ihlaller. Hem de artık pembe bir örtüyle saklamayı bile düşünmüyorlar. Paris’in en işlek cadde ve bulvarlarında, beyaz polisler Afrikalı/Arap avına çıkmakta gece gündüz. Amerika’da beyazın siyaha/siyahın beyaza düşmanlığı elle tutulur bir halde.
Demek istediğim, ne U2 ne de bir başkası, böyle kıstaslar koymazlar kendilerine. Adamlar alanları doldurmak/para kazanmak isterler sonuçta.
Neden bu sefer/bu zamanda? Turne planlarına/programlarına denk geldi bence. Ve daha mühimi; karşılarında ciddi bir firma, sözüne güvenilir bir organizatör buldular. Bundandır bence.
U2, HEYECAN, KEYİF...
Gripin
U2'yu İstanbul'da izleyecek olmanın keyfi ve heyecanı bu sorunun biraz önüne geçiyor olsa da bu durum bizim de merakımızı uyandırdı. Eğer burada bir basın toplantısı ya da röportaj gerçekleştirirlerse bu soruyla karşılaşacak olmaları kaçınılmaz. Aslında bu sorunun cevabını onlardan bekliyoruz.
Şahsen sormak istediğim soru bugün neden geldiklerinden ziyade daha önce neden gelmedikleri olurdu. Nedenlerini biliyoruz elbette. Uzaklardan buralara gelmeyerek bir tepki göstermektense burada sahne üzerinde, ülkenin o an için en önemli gündem maddelerinden biri olup o anda yapılacak bir hareket ya da verilecek bir mesaj daha etkili olmaz mıydı düşüncesinden bahsediyorum. Yoksa Festus Okey'in kimliği hala tespit edilmeye çalışılıyor…
En yüksek puan alan haberler










MÜZİK : DİĞER HABERLER |
| Ekle Müzik haber okuyucunuza başlıklar: |
Günün Manşetleri |
Editörün Seçtikleri |
reklam





