Taramayı geç
Sponsor: 
Paylaş

Zumbara – Zaman Kumbarası


< Önceki | 1 | 2

- Türkiye’deki Zumbara, zaman bankasının sosyal medya ile yapılmış ilk projesi mi olacak?
Evet. İspanya’da bir websitesi var ama sosyal medyayı tam olarak kullanmıyorlar. Bence sosyal değişimin gelişmesine inanılmaz katkı sağlıyor çünkü sosyal medya kişiyi sistemin ortasına koyuyor ve bir topluluk yaratmayı ve katılımcılığı arttırmayı kolaylaştırıyor.

Zumbara bir internet sitesi olsa da aslında topluluk yaratmayı hedeflediği için bizim sahada da çok işimiz var, insanları bunun için motive etmemiz gerekiyor.

- Peki bu proje nasıl başladı ve nasıl gelişti?
İlk başta ne yapacağımı bilmiyordum. Bu anlamda benim için büyük bir öğrenme süreci oldu. Bir YAPILACAKLAR listesi oluşturdum, sonra onları tek tek yapmaya ve listeleri yenilemeye başladım.
Önce tüm dünyada nasıl uygulanıyor diye bayağı geniş bir benchmarking yaptım.

Haberin devamı ↓
reklam

Lokal zaman bankası sistemlerinin yanında herhangi bir internet kullanımı var mı, sosyal medyada nasıl yer alıyorlar, bu konuda yazılan kitaplar, makaleler, alternatif ekonomi enstitüleri gibi bir dolu şey hakkında bilgi sahibi olmaya başladım.

Gerçekten ikna olduktan sonra paralel olarak spesifikasyonlar oluşturmaya başladım, bunu bir internet sitesiyle birleşmesi gerekti. Nasıl olmalıydı? Daha önce bir programcıyla çalışmamıştım, nasıl olur diye araştırırken internetten programcı buldum. Bu kez de ona ne istediğimi net bir şekilde söylemem gerekiyordu. Detaylarını çizmeye başladım, internete yükledim, sonunda Hindistan’dan bir programcı firmayla çalışmaya başladık. Bir yandan programlama ve benchmarking devam ederken diğer yandan da İspanya’daki arkadaşlarımla düzenli olarak beyin fırtınası toplantıları yapıyorduk; tanıtımı nasıl olacak, hangi hedef kitleyle çıkmamız lazım... Programlama iki ay diye başladı ama sonunda bir yıl sürdü. 2009 sonlarında, burada zaman bankası sistemini başlatmak için Türkiye’ye dönmeye karar verdim. 1 Haziran tarihinde 20 kişilik çok küçük bir grupla siteyi test amaçlı açtık.

- Benli konuşmalardan bizlere geçildi. Zumbara ekibi kim?
Ekip o kadar fazla kişi ki... Websitesinin hakkımızda kısmında veya facebook sayfasının zumbaracılar adlı fotoğraflarında da görebilirsiniz. Başladığımda kendimde şunu farkettim. Herşeye yetişemiyordum, yardıma ihtiyacım vardı. Ama insanlardan yardım isteyemiyordum. Neden diye düşündüm. Birincisi, onlar adına konuşuyoruz çünkü çok yoğun olduklarını düşünüyoruz, ikincisi karşılığını geri verememekten çekiniyoruz. Diğer taraftan da yardım edebileceğimiz bir durum görüp yardım edince seviniyor, çok mutlu oluyoruz. Sorun ve zaman bankasına gerçekten ihtiyaç duyulmasının sebebi de buydu ve ben de bu sorunu yaşıyordum. Çalıştığım şirketinde yan masamda çeşitli alanlardan tasarımcı arkadaşlarım vardı. Her gün tasarımla ilgili soru sormak için gidiyor, akşam eve dönerken, hala soramamış oluyordum.
Yavaş yavaş yardım istemeyi öğrendim insanlardan. Diyordum ki, “Bak benim şuna ihtiyacım var, yardım edebilirsen tamam, edemezsen de hiç gücenmem.“ Böyle böyle ekip yavaşça büyümeye başladı. İspanya’da çok farklı insanlardan, özellikle beyin fırtınalarında, tasarım anlamında, halkla ilişkiler ve medya alanında çok destek aldım. Ben de elimden geldiğince yemek yapmak, çalışmalarında yardımcı olmak gibi çeşitli şeylerde katkıda bulundum onların hayatına. Sonra Türkiye’ye geldim. Gelince de başka bir boyut aldı. Çok fazla insan toplanmaya başladı yine fikrin etrafında. Bir arkadaşımız bizim için tüm networkünü kullanıp köprüler kurmaya başladı zumbara etrafında, yeni bir programcı arkadaş destek vermeye başladı, bir arkadaşımız logoyu yaptı. Daha saymadığım bir dolu iş ve destek... Bu anlamda zaman bankası sistemini kurarken zaman bankasından destek almak fikri de gerçek oldu. Hayal gibi de olsa, herkes kendi güçlü taraflarını, yapabileceklerini, becerilerini ortaya koyarak zumbarayı bugünlere getirdi. Saydığımızda 30 kişiden fazlayız ama sürekli bize yardım eden kişiler anlamında 30 kişiyiz. İnanılmaz bir rakam. Gerçekten o etkiyi görebiliyorsunuz. Bu anlamda zumbara ekibi ben değilim, fikre destek veren ve verecek olan zumbara topluluğu.

- Süreçte finansal destek aldınız mı?
Herhangi bir finansal destek almadık. Sadece Hindistan’daki programcılara ödenecek kısmı kendim ödedim. Şuana kadar da hep insanların destekleriyle devam etti.
Bu süreçte temel olarak değerlendirebileceğiniz ne gibi zorluklar ve kolaylıklar oldu?
Danışmanlıkta proje bazlı çalışırken öğrendiğim birşeydir; bunu yapmayı bilmiyorum deyip, masaya oturup yapınca öğrenmişimdir, sonra o kadar da zor değilmiş demişimdir. Zumbara için de öyleydi. Hintli programcı için brif yazmam gerekmesi, çalışırken karşılaştığımız iletişim sorunları evet benim için zor anlardan biriydi. Kendi prensiplerim vardır, hep kendi işimi kurmak istedim. Bu süreçte de prensiplerimden ödün vermedim. Çünkü ben insani ve çevresel kaynakların yanlış kullanıldığını düşünüyorum. Bu anlamda zumbara için ben de insani kaynak kullanmaya başladığımda, bunu çok etik olarak yapma sözü verdim kendime. Ancak bazen çok sinirlendiğinizde, zorlanabiliyorsunuz. Ancak bundan ödün vermemeye kendinizi motive etmeniz gerekiyor. Kolaylık anlamında, belki de doğanın bana verdiği yardımlardan en büyüğü, hep doğru insanlarla, beni motive edecek, tesadüf olmayan kişilerle karşılaşmam oldu. Etrafımdaki insanlar bu süreci en çok kolaylaştıran faktörlerdi.

- Bu süreçte, en çetin ve zorlu zamanlarda en çok ne motive etti?
Bana destek veren ve inanan insanlarla düzenli olarak karşılaşmam, görüşmem motive etti. Onun dışında sosyal girişimcilikle ilgili okumaya ve araştırmaya başladım. Gerçekten istediğim şeyi yapıyordum. Evet, motivasyonunuz çok azalıyor ama doğru şey yaptığınıza inanıyorsanız ve içinizden bir ses bunun doğru olduğunu söylüyorsa ve mutluysanız onu yaparken, en önemlisi de bu bence. Gerçekten mutluydum. Bazen 12 saat çalışıyordum zumbara için, tüm gün çalışıyordum. Ancak bilgisayarımın karşısından kalkmak bile gelmiyordu içimden. Çünkü onu yaparken gerçekten zevk alıyordum.

-Peki Zumbara şu an ne aşamada ve nereye gidiyor?
Dediğim gibi 1 Haziran’da siteyi test amaçlı açtık. www.zumbara.com . Sitenin içinde ilginç ve komik şeyler oluyor şu an. Bizi çok mutlu eden şeyler. Hatta, bugün sabah birisi Zumbara’nın logosunu yapmış, bize mail attı. “Zumbara logosunu yapmak istedim, karşılığında belki siz de bana bir şey verirsiniz” diye logoyu bize yolladı. İnsanların bu sistemi çok sevdiğini görüyorsunuz.
Öte yandan çok fazla davetiye isteği aldık. Güven, karşılıklılık ve iletişim yaratmak adına bizim için çok önemli olan ilk zumbara topluluk toplantımızı yaptık. Temmuz başı gibi de test sürecinden aldığımız geri bildirimler ve gelişen yeni fikirlerle yeniden yazılan ikinci versiyonunuyla çıkacağız. İnsanlar davetiye ile dahil olacaklar, böylece yavaş ama güvenilir büyüyecek.

İçinde bulunduğumuz, rekabeti, saldırıyı ve elde etmeyi ödüllendiren bu sistem ile insanda esas olan paylaşım, nezaket, şefkat gibi değerlerin kullanılmaması uzun vadede, bugün bile yaşadığımız tahmin ettiğimizden daha büyük sorunlar doğurabilir, diyor Edgar Khan. Doğal kaynaklar bitmez sanılmıştı, ama bitiyor olduğunun farkına varıyoruz. Ya insani kaynaklarımız olan insani değerlerimiz de biterse bir gün? Bu anlamda Veren-Alan değil , katılımcı olmalıyız sorunların çözümünde. İşte bu katılımı sağlamak ve hayatı kolaylaştırmak adına üniversitelerde, hapishanelerde, belediyelerde, sivil toplum kuruluşları gibi sosyal projeler ile özel kurumlarda paylaşımı arttırıcı topluluk yönetimi için araç ve stratejiler geliştiriyoruz bir yandan da. Bunun yanında başka süprizlerimiz de olacak. Bizi sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Herkese mutlu paylaşımlar!
twitter.com/zumbaradan friendfeed.com/zumbara zumbara.wordpress.com
Facebook – Zumbarayı Sevenler Kulübü



< Önceki | 1 | 2
Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam