Taramayı geç
Güncelleme: 18:26 TSİ 11 Mayıs. 2010 Salı
Sponsor: 
Paylaş

Türkiye Müslüman ve gayretli bir ülkedir

İran İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani Türkiye ziyaretinde NTV'ye konuştu. Laricani, "Türkiye’nin takas konusunda arabulucu olmasına olumlu bakıyoruz. Türkiye komşumuz, Müslüman ve gayretli bir ülkedir" dedi.

ntvmsnbc
Güncelleme: 18:26 TSİ 11 Mayıs. 2010 Salı

İSTANBUL - İran İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani, uranyum takasının İran'da ve kendi koşulları çerçevesinde yapıabileceğini söyledi. Laricani, nükleer silahlara bakışından Türkiye ve Brezilya'nın arabuluculuğuna, NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu'nun sorularını yanıtladı.

İran açıklamalarında nükleer enerji konusunda barışçıl amaçlı olduğunu söylüyor ama bir türlü dünyayı buna ikna edemiyor. İran’a neden güvenilmiyor?
Dünya İran’ın nükleer konusunda barışçıl olduğuna güvenmektedir, ama nükleer silahla ilgili tüm kaynağa sahip bir kaç ülke buna inanmadığını söylüyor. İkna olmayan bir insanı zorla ikna edemeyiz. Çoğu ülke İran’ın nükleer enerjide barış istediğini kabul ediyor ama ABD etmiyor, Amerika bizim düşmanımızdır. Kendisi de açıkladı, 5000 nükleer füze başlığı var. Böyle bir durumda bize nasıl laf edebilir? Onlar kabul etmiyor, ama Türkiye bizim tutumumuzu kabul ediyor, Pakistan, Endonezya bir çok ülke kabul ediyor. Gelişmiş ülkelerin nükleer enerji ile ilgili niyetleri var, bu konuyla ilgili tüm teknolojinin kendilerine ait olmasını istiyorlar. Yani dünyayı iki kutba ayırıyorlar. Biz bir İslam ülkesiyiz. dinimiz tüm kitleye silah haram derse biz buna karşı olamayız.

Zenginleştirilmiş uranyum takası bir türlü gerçekleşemedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bir süre önce Tahran'ın atom araştırma reaktörünün yakıtı bitmek üzereydi. Bu atom reaktörü nükleer konusu ile ilgili değil. Tamamen ilaç konusunda, ki devrimden önce bunu İran’da Amerikalılar yapmıştı. Yakıtımız bitince Atom Enerjisi Ajansı'ndan bu yakıtı bize vermesini istedik. Birden Amerikalılar bize yakıtı vereceklerini, ama karşılığında zenginleştirilmiş uranyum istediklerini söylediler. Bu tamamen fırsatçılıktır. İran’da bu öneriye 'tamam' dedi. Siz bize yakıtı verin, biz de ona karşı aynı seviyede zenginleşmiş uranyum veririz. Amerikalılar 'siz önce uranyumu verin, biz de 10 ay sonra yakıtı vereceğiz' dediler. Sanki taksitle iş yapmak istiyorlar. Bir alışverişte hem satıcı, hem de alıcı birbirine güvenmeli. Ama biz Amerikalılara inanmıyoruz, güvenmiyoruz.

Haberin devamı ↓
reklam

Takas konusunun sürekli geciktirildiği söyleniyor...
Takas İran’ın ihtiyacı olan yakıt ile olursa neden olmasın, ama Amerikalıların neden bu kadar acele ettiğini bilmiyoruz. Tahran'ın yakıt temini hakkında bizden daha meraklı ve endişeliler.

Neden geç kalındığını söylüyorlar?
Onların bir takım zihinsel aşınmalara maruz kaldıklarına hiç kuşkumuz yok. Hayalleri, öngörüleri vardı dünya sahnesinde. Ama gerçekleşmedi.

TÜRKİYE, KOMŞUMUZ MÜSLÜMAN VE GAYRETLİ BİR ÜLKE

Eğer takas söz konusu olursa İran bunu Türkiye ya da Brezilya aracılığı ile yapar mı? İran ülke dışında bir yerde takas istiyor mu?
Mantık takasın İran’da olması gerektiğini söylüyor. Bir kişi bir muameleyi yapmak istiyorsa dünyanın bir ucunda yapmaz. Türkiye’nin takas konusunda arabulucu olmasına olumlu bakıyoruz. Türkiye komşumuz, Müslüman ve gayretli bir ülkedir ayrıca bizim koşullarımızı da çok iyi algılamakta.

Dış basında, İran’ın Türkiye’ye güvendiği ama Batılılara güvenmediği, bu yüzden eğer Türkiye arabulucu olursa, Batılı ülkelerin İran ve Türkiye’nin arasını bozabileceğini düşündüğünüze dair haberler yer aldı...
Amerika ülkeler arasında itilaf yaratmak peşinde, ama biliyorum ki Türkiye’deki liderler bu konuda uyanıklar ve iyi düşünüyorlar.

TÜRKİYE İSLAM DÜNYASINDA PRESTİJ KAZANDI

Türkiye ve İran ilişkileri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Hem Başbakan Erdoğan, hem de Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile hem nükleer konusunda, hem ikili görüşmelerde hem de tüm bölgesel konularda sürekli bir diyaloğumuz, istişaremiz var. Türkiye’nin diplomasi stratejisi son dönemde oldukça yükselmiştir. Türkiye’nin bakışı da hem bölgesel konular hem de bölgedeki ve İslami ülkelerdeki süreçlerde dikkatlidir. İslami konularda olan tüm dönüşümlerde ve olaylarda fazla izole olmamıştır, hassastır ve faaldir. Türkiye şu an İslam dünyasında iyi bir prestij kazanmıştır. Biz Türkiye’nin durumunu İslam dünyasında kendimize tamamlayıcı bir rol olarak görmekteyiz. Türkiye ekonomi işbirliklerinde de hem İran hem de diğer İslam ülkeleri ile ilişkilerinde de makul bir yol izlemektedir ve ekonomik ilişkiler giderek gelişmektedir.

NE ZAMAN MASAYA OTURSAK TERK EDİYORLAR

5+1 Ülkeleri toplantısının Türkiye’de yapılacağı söylenmişti. Bunun olma olasılığı nedir?
Biz her zaman diyalogun devamını isteriz ama Amerikalılıar diyalog konusunda çift taraflı davranıyor, sonra 'gelin diyaloğa geçelim' diyorlar. Ama biz dağılmış düşüncelerle bir şey paylaşamayız. Diyaloğun esasları makul olmalı. Biz ne zaman masaya otursak hep masayı terk ediyorlar. Bu diplomasi aleminde çocukça bir davranıştır. Şu anda dünya yeni bir zihin oluşumuyla karşı karşıya. Diyalog yolu kesinlikle dünyanın hem güvenliği hem de barışına katkı sağlayacaktır, ama bu yolun sağlam ve gerçekten mantıklı olması gerekiyor. Mesela şu an, İsrail’in çizdiği düzenbaz bir diyalogdan bahsetmiyorum.

İSRAİL'İNKİ DÜZENBAZ MÜZAKERE

İsrail’in bu süreci provoke ettiği mi düşünülüyor?
İsrail süreci suistimal ediyor. İsrail, Filistin halkına baskı yapmakta, İslami yerleşimleri Amerika'nın himayesinde dağıtmaktadır. İsrail istediklerini yaptıktan sonra, diyalog peşinde olduğunu söylüyor, ama buna düzenbaz müzakere derler. İsrail’in amacı diyalog değil. Ya zaman kazanmak, ya da hile...

Bölgesel ilişkiler ve bölgesel barış çerçevesinde Türkiye – İran ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? İki ülkenin işbirliği ne türlü katkılar sağlar?
Hem ekonomik kapasite, hem nüfus bakımından İran ve Türkiye bölgenin önemli ülkelerindendir. İki ülkenin bölgedeki siyasal tutumları da birbirine yakındır ve bu iki ülke bölgede güvenliğin ve istikrarın oluşması için birbirini tamamlayıcı rol üstlenebilir. Bizim bölgemiz karmaşık bir bölgedir. Filistin, Afganistan hepsinin kendine has sorunları vardır. Bakın silahlı kuvvetle bir sonuca varılamıyor. Bakın, Amerika Afganistan’da terörü engelleyeceğini söyledi. Ama işgaldan 7-8 yıl sonraki duruma bakın. Terör daha da arttı. 2000 yılından 2008 yılına uyuşturucu ticareti 40 kat arttı. Amerika’nın başarısız olduğu apaçık belli. Artık bölgesel bir güvenlik teorisi oluşturmamızın zamanı geldi, ki bu ABD'nin çıkarına zıt. Bölgedeki ülkelerin burada ortak bir yön çizmesi gerekiyor.

BARIŞ SÜRECİ İSRAİL'E ZAMAN KAZANDIRIYOR

İKÖ de alınan Kudüs kararını nasıl karşılıyorsunuz?
Çok hassas koşullarda bulunuyoruz. Filistin son zamanlarda çok önemli bir dönüşüm geçiriyor. İsrail kasıtlı olarak Kudüs’ün Yahudi olmayan bölgelerine bir Yahudi göçü gerçekleştiriyor. Gazze’de bir abluka var ve yardım ulaşmıyor. Obama da bu konuda başarısız oldu. İsrail’in tüm yaptıklarına Batılı ülkeler sustu ve yardım etti. Bu toplantı ve alınan karar İslam ülkelerinin bu duruma karşı suskunluğunu bozması açısından çok önemli.

Bu ciddi bir adım diyebilir miyiz?
Bunun ciddi bir adım olduğunu söyleyebiliriz ama sadece konuşmak, toplanmakla olmaz. Aldığımız kararları pratiğe ve icraata dönüştürmemiz gerekiyor. Annapolis gibi toplantıların, barış süreçlerinin sadece İsrail’e zaman kazandırdığını görüyoruz. Önemli olan direniştir. 33 günlük Hizbullah direnişi, Lübnan’daki direniş bunu açık bir şekilde gösterdi. İsrail Ortadoğu’nun cani bir portresi. Amerika Birleşik Devletleri ise centilmen rolü oynuyor. Filistin sorunun çözümü için tek yol direniştir.

Bu habere puan verin
En yüksek puan alan haberler
Düşük
0.5 puan ver1 puan ver1.5 puan ver2 puan ver2.5 puan ver3 puan ver3.5 puan ver4 puan ver4.5 puan ver5 puan ver
Yüksek

0 kullanıcıdan 0 puan.
Facebook'ta Paylaşılanlar
0 Yorum yapmak için .
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?
Gönder
0/1000

reklam