Baykal 'af'fetmedi
CHP lideri Baykal, "Genel af"fı gündeme getiren CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi: "Açıklamaları yanlış, bu sözler yanlış olmuştur."
ANKARA - Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın hedefinde hükümet, anayasa değişikliği ve Ermeni tasarısı vardı.
Grup toplantısından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi.
"Genel af"fı gündeme getiren Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Baykal, "Bu sözler yanlış" dedi.
Kendisinin "Genel af" ifadesini hiçbir zaman kullanmadığını vurgulayan Baykal, şöyle konuştu:
"Bu konuda CHP'nin düşüncesiyle ilgili herhangi bir tereddüde yer yoktur. Terörle mücadelenin Türkiye'nin temel önceliği olduğunu düşünüyoruz. Ellerindeki silahların tümünü teslim ettikleri takdirde toplumsal barış projesi olarak affın gündeme gelebileceğini çok önce söylemiştim. O zaman da kullandığımız niteleme aftır. Bunu niteleyecek herhangi bir kelime yoktur.
Bakın daha bugün 2 şehit verdik. Böyle bir şeyin hiçbir ortamı yok. Bu sözler yanlış sözler. Bunu gündeme getirmek, taşımak, buradan bir arayışa girmek kesinlikle doğru değildir. Biz terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz."
ERMENİ TASARISINDA ARTIK HEDEF ATATÜRK DÖNEMİ
Baykal'ın grup konuşmasından satır başları şöyle:
"ABD'deki Ermeni tasarısının tasarının gündeme alınma zamanı dikkat çekici.
ABD Kongresi, Osmanlı'yı 1894'te bile soykırım ile suçladı. Kongrede 1915 olayları 1920 ile 1975 arasında hiç gündeme gelmedi. Kongre 96 yıldır bu olaylarla ilgili bizi suçluyor.
Bu tasarının farkı 1915 ile 1920 arasındaki olaylarla ilgili suçlamaları içermesi. Bu kez Atatürk dönemi de hedef alınıyor.
Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokoller gelecek için bir tehdit olarak kullanılıyor. Hükümeti protokoller konusunda uyardık ama dikkate alınmadı."
ABD Kongresinde, Türkiye ya da Osmanlı'ya yönelik tasarılarının konuşulmasının, karar alınmasının ilginç bir tarihi olduğunu belirten Baykal, ''Sanmayın ki bu konu yeni ortaya çıkmış bir konudur. 1890'dan itibaren, ortada 1915 olayları yokken, ABD Kongresi sürekli olarak, Türkiye'deki Ermeni konusuna yönelik ilgi sergilemiştir'' dedi.
Baykal, ABD Kongresi'nin, 1890'da Erzurum'da Ermeni isyanı çıkmasıyla konuya sahip çıkmaya başladığını; Kayseri, Yozgat, Merzifon ve Sason olaylarından sonra 1894'de, 116 yıl önce, bir kararla Osmanlı Devleti'nin ''katliam yaptığını'' ilan ettiğini anlattı.
ABD Kongresinde, bu konuyla ilgili iki karar alındığını, 1909'daki Adana isyanı sırasında ise iki savaş gemisini, gözdağı vermek üzere Osmanlı Devleti'nin karasularına gönderdiğini ifade eden Baykal, ABD Kongresinin, 1915 olaylarıyla ilgili olarak da iki ayrı karar tasarısıyla Osmanlı'yı kınadığını söyledi. Baykal, bu tasarılardan sonra 1975'e kadar herhangi bir karar alınmadığına işaret etti.
Baykal, daha sonra da çeşitli tarihlerde tasarıların gündeme geldiğini dile getirdi.
Son tasarının, 1915-1923 yılları arasında yaşanan olaylar nedeniyle ABD Kongresinin karar almasını talep ettiğini hatırlatan Baykal, hedefin sadece Osmanlı dönemi olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk döneminin de Ermeni ithamlarının hedefi haline getirilmek istendiğini söyledi.
CHP lideri şöyle konuştu:
''Ne kadar acı bir manzara, ne kadar iyi niyetten uzak, ne kadar gerçeklerden kopuk, ne kadar peşin fikirli, itham edici, karalayıcı bir zihniyetin yansıması. Şimdi bu olay, tarihe yönelik bir karalama, suçlamanın ötesinde Türkiye'nin gelecekteki politikasını belirlemek için kullanılacak bir levye, araç haline getirilmektedir. İmzalanan protokoller, 116 yıllık çabaya, yeni bir hayat şansı vermiştir. Gelecek için artık bunu tehdit olarak, dış politika aleti olarak kullanmak, mümkün hale getirilmiştir. Tasarı, 'insanlığın, adaletin ortaya çıkmasını sağlayalım, yaşanmış olan haksızlıkların adını koyalım' duygusallığının gereği olarak mı ortaya çıkıyor? Yoksa başka bir siyasi hesabın parçası olarak mı gündeme getiriliyor?''
Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Görüyoruz ki, Türkiye'yi Kafkasya konusunda bir istikamete sokabilmenin aracı olarak kullanılıyor? Protokollere ilişkin, bu konunun yeterince olgunlaşmadığını, Ermenistan ile Türkiye arasında arzu ettiğimiz yakınlığın kurulabilmesi için gereken zihni ortamın Ermenistan'da henüz şekillenmediğini söyledik. Protokol uygulanabilir değildi. İmzadan sonra Ermenistan Anayasa Mahkemesi bir karar aldı, 'soykırıma devam, Türkiye ile sınırı tanımıyoruz, gelin sınırı açın' diyor. Bu olaya fırsat veren o protokoller. Biz sevimli gözüktük, uyumlu gözüktük, bütün dünya 'aman ne kadar güzel Türkler bu konuda çok anlayışlı davranıyorlar' dedi. Ne oldu, yanlış...
Yapılması gereken iş, artık hiçbir anlam taşımadığı net bir şekilde gözüken bir aldatmaca belgesinden başka hiçbir değeri olmadığı ortaya çıkan bu protokolleri, Meclisin gündeminden çekmektir. Hükümet, bunu siyasi çekişme, sürtüşme konusu haline getirmeye, efelikler taslamayla, olayı iç politika zemininde kurcalamaya çalışıyor. Bunları bırakın, ciddi olun. Yapılması gereken, yapılması mümkün, kaçınılmaz olan tek iş var: Derhal o protokollerin anlamını kaybettiğini söyleyip, Meclis gündeminden alınız. Bunu yapınız, bu yeterince uyarıcı, ciddi olur.''
En yüksek puan alan haberler










SİYASET : DİĞER HABERLER |
| Ekle Siyaset haber okuyucunuza başlıklar: |
Günün Manşetleri |
Editörün Seçtikleri |

