Bacada 3 gün 3 gecelik eylem
3 gün 3 gece kaldıkları bacaya tırmanmak için 1300 basamak merdiven çıktılar. 9 kişiydiler... Her biri yaklaşık 50 kilo yük taşıyordu... Yüklerinin içinde toplam 1 kilometreyi bulan tırmanma ipleri de vardı...
![]() |
Mevlüt, Özay ve Tolga Greenpeace gönüllülerinden... Onlara “tırmanıcı aktivist” de diyebilirsiniz... Günlük koşturmacımız içinde aslında asıl önemli olanın “çevre sorunları” olduğuna dikkatimizi çekmek için çalışıyorlar. Onları kimi zaman Kızılay’daki bir binanın tepesinde, kimi zaman Boğaz Köprüsü’nde görebilirsiniz...
Son olarak İtalya’da bir santralın bacasına çıktılar ve bacada tam 3 gün 3 gece yaşadılar... Bacaya “CO2 öldürür” yazdılar. Amaçları o sırada İtalya’da toplanan G8 ülkeleri liderlerini “iklim değişikliği” konusunda uyarmaktı... Bunun için sırtlarında 50 kiloyla Roma yakınlarındaki santralın bacasına tırmandılar. 250 metre yükseklikteki bacada 3 gün 3 gece kaldılar. Bu üç gözüpek eylemciyle bacadaki hayatı konuştuk...
Mevlüt Yaman:Endüstri tırmanıcısıyım. Greenpeace ile arkadaşlarım aracılığıyla tanıştım...
Özay Özer: 17 yaşında Greenpeace ile tanıştım. İstatistik okudum. Sosyoloji de master yapıyorum.
Tolga Uzun: ODTÜ’de makine mühendisiliği okuyorum. Dağcılık yapıyorum. Greenpeace ile Mevlüt sayesinde tanıştım.
- Greenpeace için kimler tırmanış yapıyor, özellikleri neler?
Özay: Tırmanıcıların hepsi kendi hayatlarında da dağcılıkla ya da endüstriyel tırmanışla ilgilenen insanlar. Hepimizin tırmanışla ilgili belli bir tecrübesi var. Orada biz 260 metre bacanın üzerinde tırmanış yaparken tüm emniyet prosedürlerini uyguluyoruz. Greenpeace tırmanıcıları olarak uluslararası endüstriyel tırmanıcıların standartlarına uyarız. Hatta bizim standartlarımızın biraz daha yüksek. Çünkü endüstriyel tırmanıcılar zaman baskısı, polis baskısı olmadan çalışırlar ama bizde bu tür baskılar da sözkonusu. O yüzden bizim güvenlik standartlarımız daha yüksek..
Mevlüt: Benim işim endüstriyel tırmanış. Yüksek kulelelere tırmanıyorum. Dağcılık da benim hayatımın bir parçası. Tırmanış sırasında güvenlik açığı vermemek bizim için önemli. Buna çok önem veriyoruz. Emniyet ön sırada... İki iple tırmanıyoruz her zaman...
- Tırmanışların zor tarafları neler?
Özay: Türkiye’de genel olarak bu iş çok kolay değil. Türkiye’de güvenlik görevlilerine yaptığımız eylemin barışcıl olduğunu anlatmak kolay olmuyor. İlk tepki genelde olumsuz oluyor. Özellikle çalışanlarla ilgili sıkıntılarımız oluyor. O nedenle eylem sırasında hiçbirimizin gözü kararmıyor, barışcıl yollardan sapmıyoruz. Oysa Avrupa’da böyle değil. İtalya’daki tırmanışta da öyle oldu. Orada polis daha anlayışlı ve hoşgörülüydü.
Mevlüt: Türkiye’de zaten “eylem”ler sorunlu bir alan. Böyle bir refleks var. Ne kadar barışcıl da olsak, söylediğimiz şey herkes için olsa da farketmiyor.
- İtalya’daki süreci anlatır mısınız?
Özay: Biraz daha geriden başlamak gerekirse. Biz Greenpeace içindeki aktivistler olarak oturup tartışıyoruz. Örneğin “iklim değişikliği ile ilgili neler yapabiliriz?” diye düşünüyoruz. Önümüzde Kopenhag süreci var, yani İklim Zirvesi. Aralık ayında yapılacak bu zirve. Bu zirveden önce G8 toplantısı yapılıyor.. G 8 ülkeleri de dünyadaki karbon salınımının yüzde kırkından sorumlular ve ciddi bir adım atmak niyetinde değiller. Biz de o toplantının yapıldığı süre boyunca, üç gün üç gece boyunca, dünyanın dört bir tarafından gelen yaklaşık 100 tane Greenpeace tırmanıcısı ile birlikte eylem yaptık. Biz Türkiye’den altı aktivist olarak katıldık. Biz toplamda 9 kişi olarak 255 yükseklikte İtalyanın en büyük bacası, şu an petrol santralı olarak kullanılan fakat termik santrale çevrilmesi düşünülen termik santralde üç gün boyunca eylemimize devam ettik.
En yüksek puan alan haberler










DÜNYAYI KURTARANLAR : DİĞER HABERLER |
| Ekle Dünyayı Kurtaranlar haber okuyucunuza başlıklar: |
Günün Manşetleri |
Editörün Seçtikleri |

 of Copy of IMG_1636.hlarge.jpg)
