Gizli tanıkların şok ifadeleri
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Gizli tanıkların şok ifadeleri

Ergenekon iddianamesinde yer alan gizli tanık ifadelerine göre; Abdullah Çatlı ile Dursun Karataş görüştü, Veli Küçük ile DHKP-C arasında bağlantı var. İfadelerde ayrıca Ergenekon Terör Örgütü’nün, Hizbullah’ı yönlendirdiği de iddia edildi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV
Güncelleme: 18:34 TSİ 27 Temmuz 2008 Pazar

İSTANBUL - Ergenekon iddianamesinde, şimdiye kadar hiç olmamış şekilde delillerden çok gizli tanık anlatımlarına dikkat çekiliyor. Kimisi numaralandıran kimisi ise kod isim verilen 17 gizli tanıktan ikisinin anlattığı şeyler ise bu güne kadar bilenen her şeyi ters yüz eder nitelikte. İsmet kod adlı tanık Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’nın, DHKP-C elebaşı Dursun Karataş ile yüzyüze görüştüğünü; Deniz kod adlı tanık, Hizbullah’ı örgütün yönlendirdiğini, Dilovası ise Küçük ile DHKP-C örgütünün ilişkisi olduğunu öne sürüyor.
Haberin devamı


İSMET: ÇATLI İLE KARATAŞ BİRARAYA GELDİ
İddianamede yer alan gizli tanıklardan “İsmet” kod adlı kişi, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’nın Özel Harp Dairesi’nin sağdaki adamı, Dev-Sol örgütünün iki numaralı adamı Paşa Güven’in ise soldaki adamı olduğunu öne sürüyor.

Gizli tanık, Çatlı ile DHKP-C örgütü elebaşı Dursun Karataş’ın yüz yüze görüştüklerini belirterek, 12 Eylül öncesi anarşi ve terör ortamının bir merkezden yönlendirildiğine dikkat çekiyor. “İsmet”, “Ülkücülerin ellerindeki silahlar ile ‘Dev-Sol’cuların ellerindeki silahların seri numalaralı birbirlerini takip ederdi. Bir gün randevular karışmış ve Paşa Güven ile Çatlı karşılaşacaklar diye panik olunmuş” diyor.

DENİZ: JANDARMA HİZBULLAH MİLİTANLARINI EĞİTTİ
Gizli tanık “Deniz” tarafından anlatılanlara göre, Hizbullah militanları Jandarma Genel Komutanlığı’nda eğitilmiş. Diyarbakır Jandarma Komutanlığı’nca Hizbullah İlim ve Menzil gruplarına bağlı milatlanların eğitim verilirken, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in çıkarttığı “2000’e Doğru” dergisinde çalışan Halit Güngen tarafından bu olay görüntülenmiş, ancak fotoğraflar yayınlanmadan Güngen öldürülmüş.

AHMET: VELİOĞLU, MİT ÜYELERİYLE GÖRÜŞÜYORDU
Gizli tanık “Ahmet”, Hizbullah örgütünün elebaşı Hüseyin Velioğlu’nun cemaatleşme süreci içinde 2 MİT görevlisi ile zaman zaman görüştüğünü öne sürüyor.

Beykoz’daki operasyonda öldürülen Velioğlu’nun ayda bir ortadan kaybolduğunu, 1 hafta sonra geldiğinde “İstanbul’da İranlılar ile görüşmeye gittim” dediğini, ancak örgütte kaldığı uzun yıllar içinde edindiği tecrübeden kendisini yönlerdiren gizli güçlerle bir araya geldiğini öne sürüyor.

Ergenekon’un eylemleri


Hedefteki isimler


Kim, neyle suçlanıyor?


Danıştay’a saldırı emri Veli Küçük’ten


Çatlı’nın istihbarat çantası Veli Küçük’e verilmiş


İstenen hapis cezaları


İlk duruşma 20 Ekim’de


DİLOVASI: ÖZPOLAT, EMNİYET MÜDÜRÜ’NÜ ARADI
Gizli tanık “Dilovası” da Dev-Sol üyesi olduğunu uzun süre cezaevinde yattığını Kocaeli’nde mafya üyeleri, eski Dev-Solcu’lar ve Veli Küçük bağlantısını anlatıyor.

Dilovası, Gazi Mahallesi olaylarının ardından örgütün Bayrampaşa sorumlusu Şadi Özpolat ile Susurluk kazasında ölen Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ’ın telefon görüşmelerine tanık olduğunu, Özpolat’ın Kocadağ’a “Gözaltılar serbest bırakılsın, polis çekilsin” dediğini öne sürüyor.

“Dilovası”, o dönem Taşıma Kooperetifi’ne gelip giden Veli Küçük’ü kaçırıp sorgulamayı örgüte önerdiğini, ancak bunun kabul edilmediğini belirtiyor.

MİT görevilisi Hiram Abbas, MİT Müsteşarı emekli General Adnan Ersöz, emekli Oramiral Kemal Kayacan gibi suikastlerin Dev-Sol’a servis edildiğini belirten “Dilovası”, “Görüştüğüm örgütün üst düzey yöneticilerinden bu eylemler için hiç bir istihbarat çalışması yapılmadığını öğrenince şüphelendim. Bu olaylarda Dev-Sol’un tetikçi olarak kulanıldığını anladım” şeklindeki iddiasına yer veriliyor.

9 NUMARA: GAZİ’DE FİTİLİ KÜÇÜK ATEŞLEDİ
“9 No”lu gizli tanık, 1995 yılında Gazi Mahallesi’nde kahvehane tarama ve adam öldürme olaylarının bizzat Veli Küçük’ün talimatıyla gerçekleştirildiğini öne sürüyor.

Gizli tanık ayrıca, Necip Hablemitoğlu suikastinin de Veli Küçük’ün talimatıyla Osman Gürbüz tarafından gerçekleştirdiğini, Gürbüz’ün bu iş karşılığı aldığı 1 milyon doları kumar masalarında harcadığını öne sürüyor.

İşte Ergenekon iddianamesinin tam metni:

ERGENEKON İDDİANAMESİ 1-400 SAYFALAR


ERGENEKON İDDİANAMESİ 401-800 SAYFALAR


ERGENEKON İDDİANAMESİ 801-1200 SAYFALAR


ERGENEKON İDDİANAMESİ 1201-1600 SAYFALAR


ERGENEKON İDDİANAMESİ 1601-2000 SAYFALAR


ERGENEKON İDDİANAMESİ 2001-2400 SAYFALAR


ERGENEKON İDDİANAMESİ 2401-2455 SAYFALAR

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

mithat kılıç  - Şanlıurfa
27 Temmuz 2008, Pazar 18:45  
Yapılan yorumları görünce gülmemek elde değil. ben kendimi bildim bileli ilim yani hizbullah örgütütnün ne amaçla kullanıldığını biliyorum bütün güneydoğu halkı biliyor, sadece örgüt üyeleri bilmiyordu:). geçin şu komplo teorilerini ve kafanızı kumdan çıkarın artık. Bütün bu olaylar gerçek ve kürt halkı bunu yıllardır biliyor. Güneydoğunun gelişmemesi, korkunç işsizlik, insan hakları ihlalleri birilerini dağa çıkarırken birilerini kahraman yapıyor. bulun bakalım kim bunlar.

Ferda K.  - Ankara
27 Temmuz 2008, Pazar 13:40  
Hizbullah"ı ortaya bir türlü çıkarılmayan Susurluk çetesi kurmuş olabilir ancak. Onu da kendi kendine değil, bir devlet politikası olarak kurmuştur. Çünkü komünizme karşı olduğu gibi PKK"ya karşı da dincilik panzehiri kullanıldığını biliyoruz. Geçmiş günahları bu soruşturma üzerinden temizlemek mümkün değil yani.

hilmi akcan  - İzmir
27 Temmuz 2008, Pazar 12:10  
önce deniyor ki cumhuriyet gazetesine bomba atanlar ergenekon, ardından cumhuriyet gazetesin yazarlarıda ergenekonda diyorlar.zan altındaki askerlerde ergenekoncuymuş aynı askerler zamanında terörle mucadele etmiş ama ergenekon terör örgütleriyle baglantısı varmış hatta yönetiyormuş.. sonra ato baskanının odasından silah cıkıyor aylar önce o silah baskında cıksaydı ne olurdu dendi üstüne gidilmedi.. ben inanmıyorum ergenekona ama umarım ben yanılırım ozmn ne pkk kalır ne hizbullah

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları