Araştırmada, genetiği değiştirilmemiş tohumların bu kadar uzun süre dayanmadığı görülürken, bunun genetiğiyle oynanmış organizmaların bir kez doğaya bırakıldıktan sonra kontrol altına alınamadığını gösterdiği yorumu yapıldı.
Lund Üniversitesinden araştırmayı yürüten ekibin başkanı Tina DHertefeldt, 10 yıl önce başlattıkları gözlem sonucunda elde ettikleri verilere çok şaşırdıklarını belirtti.
Araştırma sonuçlarını Biology Letters dergisinde yayımlayan bilim adamları, genetiği değiştirilmiş kolza bitkisinin bulunduğu araziye, bitkileri öldüren kimyasallardan önemli miktarda püskürtüldüğünü, ardından bu bitkilerin tek tek bulunarak söküldüğünü ifade ederek, normal bir çiftçinin arazisinde yapılandan daha çok çaba ortaya konduğunu kaydettiler.
Ancak, 10 yıl sonra 15 genetiği değiştirilmiş ve bitki öldürücü kimyasala dayanıklı bitkinin tarlada büyümeye başladığının görüldüğünü belirten araştırmacılar, deneyde genetiği değiştirilmemiş başka bitkilerin de kullanıldığını ve bunlardan da bazılarının yaşadığını bildirdiler.
İsveçli bilim adamları, özellikle genetiği değiştirilmiş kolza bitkisinin bitki öldürücü kimyasallara karşı çok dayanıklı olduğunun altını çizdiler.